Dışarda kalmışsın,
soğuk, yağmur, fırtına.
Arkandan kendin geliyor,
yardım edecek sanıyorsun.
Geçip gidiyor.....
Ülkem, sevincim, mutsuzluğum,
kanımda gezinen sarhoşluğum.
Vatanımın sınırlarını bekleyen yiğit,
insan insan dolaşan başıboşluğum.
Mesafelerde imkanım; yüreğime
işleyen anlam akınları. Yükümü
Ezgiler dinliyorum gecede
yarı kendim yarı onlar.
Sözcükler salınıyor içimde,
tınılar ayrı bir zaman.
Pınarların şırıltısını ve
sıcacık bir sevgiyi
Ya kapılırız ilişkilerimizde
sanki tapınır gibi.
Ya kapanırız kendimize
bir çeşit kalemizdi.
Beğendiğimiz kendimiz,
kapıldığımız sizdiniz.
Menzilin zamanın
derinlikleri olsa,
yükselen burcundan
uzak diyarlar dökülür.
O yıldızlar birer birer
kararsa, sözlerin
Nasıl da kaldık bayırın kenarında,
nefesimiz yetmedi bundan sonra.
Dönüşüp, değişirken, hep aynı.
Aşklarımız çözüm olmadı, olmasaydı
belki de, gezinmek devamlı.
İnsanlarda yüz beğen,
size sunulacak ne yüzleri vardır.
Böyle döner bu evren,
sabahtan akşama her çeşit tavır.
Bıkkın, çekilirsiniz köşenize,
kapınız çalınır, binlerce yüz,
Vazgeç de nasıl olursa olsun,
asıldığın ipler zaten çürük.
Kurduğun yapılar köksüz,
boşlukta yer alır saltanatın.
Neme lazım değil hayat tabii,
keyifli günler de olacak.
Her zaman erkensin,
çoğu zaman geç.
İkilik cehennemin,
istersen birini seç,
yazgın değişmez.
Bir garip boğuntudur
Ölgün damlalar da birikse,
yüreğin yadsır tekrar eden
vuruşları beyninde. Ama,
yansız, yönsüz, aykırı
direnci kırılır; artık
sular akar derinden




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...