Hep beraberdik bu gece,
yalnız çıkıyoruz, bunda bir
tuhaflık var.
Uğuldayan sessizlik bile
yeter dese, coşku sürmeli.
Geçişlilik alanında her zaman, bakışımda
eriyen tenin de kalan, zamanın içinden geçen
zaman, bu dünyadan bana armağan, imkanı katlayıp
önüne koyan, duyuşunla sen bir an da buluşup,
ben de saklanan, her öte filizleri burda kök salan,
sarmaş dolaş hayatın çözülen bağı, girip kaldığın
Çok çalıştım durgunum,
daha ötesi yorgunum.
Hanın kapısı açılsa,
dinginliğe selam durulsa.
Kopsa çılgın saatler ardından,
gelse altın rüzgarı yanlışın.
Ya gelirdin koşaradım, ya da
fırlatır dağın tepesinden, kayıtlarda
yok adım, insanım. Aşır da engellerden
bir güneşe duralım, gözler kamaşmış,
bir geleceğin avucunda, çoktan şaşmış.
Bu serüven nerde biter, bilsek başka
Yol döner geri, eski çağların
dinmeyen sızısında öğreniriz
tükenmeyeni, unutulmaz bir
şarkının izleri, sakinleşir,
aykırı düşmüş ruhun tepkileri,
sessizce bağış, onaylanır ve
Hiç gerçekliğiniz olmayacak mıydı,
uykulu gezinen varlığın nerde açılır,
ve tamam olurdu, bir söz yangınından
kurtarılmış ganimetler ağır bir yük,
atın bütün yükleri, tüy kadar hafif günler
anlamayla gelir, sonra bir akıntı tutulmaz,
Ah, nasıl boşandım
yağmur gibi.
Değen su mudur..?
Bu uçuşan binlerce kuş
kime susuştur..?
Kokladığım güller,
Çok uzaklardan bakarız birbirimize,
senin acından kime ne, çok anlamak
istesek bile, bizim elimize batmadı ki çile.
Ne vaktimiz var size, ne de derdimiz öyle.
Bir iki hayıflanma yeter bile, bakalım önümüze.
Tarih, yayınlar görmezden gelir, kendimizle
Çocuklar olmasaydı bu kadar eğilmezdik diyor,
Necatigil usta, o anda vazgeçtim çocuklarımdan.
Eğilmeye hiç niyetim yoktu da ondan.
Ama, insanlar becerikli, çokca mahir.
Kırdılar tam ortasından.
Ulaşılmamış uzayın yadsımasız oluşumu,
kavrar iç yüzeyi, kayan ve duran uğultusu
karşı durmuş sanki bir küçük damlada,
anlatmaya sen olanı, sevgine doyan,
tekrar sorarsın, bu mu, yapımı yükseltmeye,
istemeden, çünkü doğurmak gibidir günden




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...