Gökhan Oflazoğlu Şiirleri - Şair Gökhan ...

Gökhan Oflazoğlu

Bir ölüm güncesidir yaşam,
sabah, akşam beklenen.
Günler eylem içinde yiter,
karanlık iner derken,
düşünceler doluşur beyine
ve kavrar içerden.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Kımıl kımıl bir düşüncenin, aykırı sabahları,
sen ne söylersen söyle, bu onun korunakları,
dağılan sessizlik, barınılmayan ve uzak,
kendine katlan, bir perde açılır içine, varolmayan,
duyulmaz ışıkların ezgisi sarmış, bırak ellerine,
tutunmasan da olur artık.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Birkaç seyyahtık satırlar arasında,
nadir bir elması arardık aynının
aynasında, birden heyecanlandık,
sonunda bulduk sandık, daha
anlatılacaklar vardı, mutluluğa
adandık, kendi cennetimizi kurardık,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Yolda yürürken,
ya da işbaşında
araya girerler.
Ne yapsan nafile.
Güzelliğe geçit yok,
gülüm. Bırakmazlar.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Sen böyle baktıkça, bir türlü işitmeyen,
gözlerinle, gökyüzü dökülürdü, kendiliğinden,
tanımsız ufuklarda, ancak, o zaman anlardım,
biz kökleşen özlemlerin akışı, her türlü kapı
açılırken, derin dokunuşlarının ürperen baharında.
İşte o zaman insan, bir vahşetten arınır, dize

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Kimsenin işitmediği bir sesin içinde yitmiş ıslık gibiydik,
uzaklaştı gitti anlamadan, dolanıp dönen bir ülküye hasredilmiş, garipsenmiş çığlıklarla örülü, biz bu törende
varız, hep burdayız, hazırız, bir yere de gitmeyiz, ama,
gelen her şeye açık, şanlı geçmişten sızan gelecekteyiz, bu önümüz, hem arkamız, sağlama almayı biliriz, başka
nasıl olurdu, çoktan başka yerdeydi, biz onu bekleyen,
ters açan çiçekleriz.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Yasayla bağlandık, bu kapıdan
artık kimse giremez, madem
dışarda kaldık, hüsran köprülerinden
geçsek, işte o zaman hava ayrışır,
bir lütuf benzeri iklime kavuşulur, ama
çok kalamazdık, canlı zamana dönsek.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Verili kişiliğin sarıp
sarmaladı işte.
Çizdiğin yol, bıraktığın
iz de o. Çamurda açan
çiçeksin bazen, bahar da
zehirli filizler de. Seni

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Ebediyeti emzirir bir ana,
elinde gümüş tepsi.
Sorsan sonsuz ne yana,
sabaha kalır hepsi.
Bir kıran gecesidir
belli ki unutulmuşsun,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir sesin öptüğü yerde yankılanan, ertelenmiş
vaatlerin sökün etmesi, yazıklanmışın yarılmasıyla,
kapanmışın saçılması, hava kabarcıklarıyla, bir nefes
çeşidi, soluğu güçlendiren, duyulmamış herşeye yeni
giriş kapısı, kabarcık sadece, göze ilişkin, gülersen
içinde.

Devamını Oku