Ne horgörü, ne beğeni,
kuşatılmışlık gerçeği.
Bilginin okları da
güdülerin potasında erir.
Kendin olmanınsa kesmediği.
Çözümsüzlüğün egemenliği
Bir kez yaralarsa estetik, onulmaz ortamında,
hep bir eksik, kabaran sularında erirdik.
Ağır aksak ilerlerdi bulutlar, ansızın yağmur
bırakırlar, kopuk bağlantıları onar, yürü git,
kurduğun yollar, dağın ardında sonlanırlar.
Hep o tartıştığın, var, zaman zincirini kırar.
Tehlike olanak da olur elbette,
akıl yönünü yitirmezse.
Birbirimizin yüreğinden beslensek,
aymazlık eşlik etmese.
Yönümüzü içerden bulsak,
dar söylemlerden kurtulsak.
Her masum canın önemi tarihin kayıtsızlığında
yoksanır görünse de bilinir bir yerlerde. Bizden öte.
Kuşbakışı baktığın dünya varlığı infaz eder, arada
kaynayanın acısı çıkar o yerlerde.
Eğer bir medeniyet olacaksa, saf ruhun egemenliği,
Bir kıyas duyulan, hissedilen,
böyle istenmeyen gibi.
Nereye götürsen hep bu
kıyas ezecek beni. Affet,
ben de senin gibi tek ve hür
olmak istedim, mümkün
Çocuklar olmasaydı bu kadar eğilmezdik diyor,
Necatigil usta, o anda vazgeçtim çocuklarımdan.
Eğilmeye hiç niyetim yoktu da ondan.
Ama, insanlar becerikli, çokca mahir.
Kırdılar tam ortasından.
Ulaşılmamış uzayın yadsımasız oluşumu,
kavrar iç yüzeyi, kayan ve duran uğultusu
karşı durmuş sanki bir küçük damlada,
anlatmaya sen olanı, sevgine doyan,
tekrar sorarsın, bu mu, yapımı yükseltmeye,
istemeden, çünkü doğurmak gibidir günden
Sanki kır çiçekleri uzak diyarlarda açar.
Bizim buralara sert rüzgar. Bir sanıyla
bağrımızda büyüyen ağaç, dallardan
göremeyiz, o güzel kokular elimizden kaçar.
Uykulu kır çiçekleri, uzun zamandır hasretim size,
Hiç gerçekliğiniz olmayacak mıydı,
uykulu gezinen varlığın nerde açılır,
ve tamam olurdu, bir söz yangınından
kurtarılmış ganimetler ağır bir yük,
atın bütün yükleri, tüy kadar hafif günler
anlamayla gelir, sonra bir akıntı tutulmaz,
Ah, nasıl boşandım
yağmur gibi.
Değen su mudur..?
Bu uçuşan binlerce kuş
kime susuştur..?
Kokladığım güller,




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...