Gökhan Oflazoğlu Şiirleri - Şair Gökhan ...

Gökhan Oflazoğlu

Gözlerim kapanmakta ağır ağır
bir sen geçersin rüya gibi
bir su içimde. Nerde kaldık,
şimdi neyi anlatır su. Gönlüm
karanlık bir mahzende esir.
Çıkart giysilerini ıslan biraz,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir kez yaralarsa estetik, onulmaz ortamında,
hep bir eksik, kabaran sularında erirdik.
Ağır aksak ilerlerdi bulutlar, ansızın yağmur
bırakırlar, kopuk bağlantıları onar, yürü git,
kurduğun yollar, dağın ardında sonlanırlar.
Hep o tartıştığın, var, zaman zincirini kırar.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Buket'e

Ayak seslerini duymadım,
içeri nasıl girdi.
Ayarlamadı hiçbirşeyi,
kendi gibiydi.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Tehlike olanak da olur elbette,
akıl yönünü yitirmezse.
Birbirimizin yüreğinden beslensek,
aymazlık eşlik etmese.
Yönümüzü içerden bulsak,
dar söylemlerden kurtulsak.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Her masum canın önemi tarihin kayıtsızlığında
yoksanır görünse de bilinir bir yerlerde. Bizden öte.
Kuşbakışı baktığın dünya varlığı infaz eder, arada
kaynayanın acısı çıkar o yerlerde.

Eğer bir medeniyet olacaksa, saf ruhun egemenliği,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir kıyas duyulan, hissedilen,
böyle istenmeyen gibi.
Nereye götürsen hep bu
kıyas ezecek beni. Affet,
ben de senin gibi tek ve hür
olmak istedim, mümkün

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Kendi olman zaferse eğer, kendini aşan kendilik
kendi içinde kaybolur birden, belirsizlik uçurumundan
düşüp gözden yiten, uzak bir parıltının içinde gizlenir
yeniden, ne senin alanında, ne başkalık, başkasında
işaret sunar, bir çökeltide ruh çöreklenir, umut yiterken,
yükselir dağlar, aşılmaz belki, manzara muhteşem.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Martılar kanatlanırken
ses bırakırlar.
Uzaklıklar unutur,
ben hatırlarım;
son gidenin çığlığını.
Denizlere düşer yüreği,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Sizlere bir masal anlatsam,
içinde biz de olsak.
Devce büyümek için,
derinlere kök salsak.
Araçlarla aranıp, ellerimizle
bulsak. Herşeyi unutup,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Masum bir hassasiyetin
izini sürdüm yıllarca.
Yoktu ki öyle bir dünya.
Ya bu duygu nerden böyle,
üç beş kişi belki, ya da
geçici bir parıltı belli belirsiz,

Devamını Oku