Bir tüyle ne işin olur, dağılmış gitmiş, bırak olduğu yerde,
havayla kendine gelmiş, alıp götürsen ne, anlamını bulur,
konduğu yerde, sessizlik içre hafifçe donanımlı, bir tüy
hafifse eğer, şekli büyülenmiş.
Zamanı iade eder mekan, bakmışın elde kayıp
devran. Bir sıcak zeminde inan, kendin ve sana
ait olan, bütün kapıları dolaşan, öpücükler, yanaklar,
karşında duran, suskun ya da konuşkan, oda, oda
dağıtır anlam.
Varlığı üst üste koysak, arada kıvama gelsek,
Bundan sonra, hiç haber alınamasa bizden.
Bu filmi görmüştük, yıllar önce değil mi. Ama,
hatırlamıyorum, kahramana ne olmuştu.
Söylese de artık bilsek, sonunu merak ediyorum.
Merakın kutsal zorlaması olmadan,
sokaklarda sayı olursun.
İçinde sorgunun ateşi yoksa,
belki mutlu da olursun.
Tat alan beyin hayatı çoğaltır,
bunu anlayan zor bulursun.
Bir cehennem kurulur, bir dağ devrilir, esen
rüzgarla soğuyan demir, çeliğe evrilir, güneş
eritir yaktığı zihin damar damar dolaşır, hep
aynı yoldan geçilir. Karanlık boşluk kazılarında
külçe külçe çıkan tarifsiz madenler, ortak mülkümüz
olur saçılır etrafa, kimine umut kimine yıkım getirir.
Kendini öne süren benliklerin
tahrifiyle bütün anlatılar iflas
ederdi, masal da zaten böyle
ürerdi. Yıkılan ve yapılan toza,
zamana karışır, çıkarır biteviye
aynı olanı, farklılaşırken, taşlar
Ansızın bir güle dolanmış sabah,
ışık bahçelerinden yansıyan.
Bir yüzün sofrasında doymaksa
hayat, gülüş de taşırdı; yakın
iklimlerde dursak. Ah, o kanayan
güllerin el verdiği zambak, beraber
Bakın kural çoktan dağıldı, hiç anlamadığın
ayakta duramaz, dahası, sağa sola saçtığın
kural olup boynuna dolanırdı.
Bu gökyüzünde sayılar cümle kurar, kuralın
tekrar toplanıp, seni anlatır, artık dağıttıklarına
Belki de biter hayat kargaşa durunca,
mukavemet hayal olunca.
Gerilim de açar devingen güller,
renk renk yeşillenir dallar,
zengin kokular salar.
Sonsuz imkanlar denizinde kendini açan,
gün be gün farklılaşır devran, aynı kalıp
özünde, daha nice salınımlarda akıl boğan,
sıçrama burdan, o imkanlar ki nihayetsiz,
insanı destan yapar, ne anlatsan kifayetsiz.
Daha önümüze neler çıkar, bir bir açılılp




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...