Biri benden gitmek istiyorsa,
Kapıyı ben açarım, ardına bakmam aslında.
Çünkü kalmak yürek ister, bahane değil;
Gidenin yükü kalana ağırdır, buna dayanılmaz değil.
Ben izin verdiysem bir vedaya,
İçimde çoktan kopmuştur kıyametler, haya haya.
Sessizliğim bağırır en çok o anda:
“Kal” demem, çünkü kalmak zorla olmaz asla.
Geri dönmeni beklemem, bil bunu;
Ben umutları gömmeyi öğrendim, derin kuyularda ruhumu.
Sen gittiğin an zaman donmaz bende,
Ama bir iz kalır, silinmez, derin bir yerde.
Hafızam nankör değil, unutmaz olanı;
Ne bir bakışı silerim, ne yaşanan zamanı.
Unutmam… çünkü iz bırakan giderken yakar,
Ve o yangın içimde yıllarca kor gibi akar.
Gelirsen bir gün, kapımı çalarsan eğer,
Gözlerim tanır seni ama kalbim aynı şey değil, haber ver.
Selam verirsin belki, ben başımı sallarım,
Ama içimdeki o eski ben… çoktan dağılır, anlarım.
Unuttum sanma, sadece sustum;
İçimde binlerce cümleyi yutkunarak kustum.
Ama affetmek başka, hatırlamak başka;
Ben seni silmedim… sadece koydum uzağa.
Bana selam vereceksen, iki kez düşün;
Çünkü ben yarım kalmışları tamamlamam, bu benim sözüm.
Ve eğer gideceksen yine bir gün ansızın,
Bil ki ikinci kez yanmam, yakmam da kendimi aynı hızın.
Ben bir defa kırıldım mı, cam gibi dağılırım;
Toplasan da eskisi olmam, bunu iyi anlarım.
O yüzden ya kal, ya da hiç uğrama hayatıma,
Çünkü ben yarım geleni almam, yazmam kaderime, adıma.
İki defa düşün…
Bir selamın bile ağır gelir bazen;
Bir vedanın izi kalır, ömür denen kafeste gezinen.
Ben kolay değilim, ben geçilmem öyle;
Giden gider… ama dönmek, herkese nasip olmaz böyle.
Kayıt Tarihi : 28.03.2026 00:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!