Zifiri karanlık çökerken omuzlarıma ağır bir keder,
Çatlamış topraklar gibi susuz ve öksüz kaldı tenim.
Göz bebeklerimde sönüyor hayatın en son kandili,
Hangi rüzgâr savurur bu yorgun külleri meçhule?
Göğsümün kafesinde çırpınır can verirken serçe,
Zamanın keskin tırnakları kazır adını sineme.
Demirden bir çember daralır sol yanımın üstünde,
Kan revan içinde kaldı sensizliğin o ıssız limanı.
Hangi ecel kapımı çalsa da korkutmaz artık beni,
Varlığın bir zehir gibi işledi damarlarıma derin.
Kırık bir ayna gibi parçalandı hayallerim bütünüyle,
Hasretin kor ateşi kavurur içimdeki sönmüşcağı.
Kör bir kuyunun dibindeyim sesim ulaşmaz gayyaya,
Ufuk çizgisinde asılı kaldı gözlerimin feri çoktan.
Bütün pınarlar kurudu bitti bu kurak coğrafyada,
Sensizlik amansız bir urgan gibi sarar boğazımı.
Ruhumun sarp dağlarında yankılanır acı çığlığım,
Hangi musalla taşı kucaklar bu kimsesiz cesedi?
Gözlerimdeki feri kim çaldı amansız bir vurgunla?
Hangi rüzgâr savurdu küllerimi meçhul diyarlara?
Dudaklarımda mühürlü kaldı en son veda cümlesi.
Hangi pınar söndürür sinemdeki bu derin sızıyı?
Karanlık dehlizlerde yankılanır adımı soran sesin.
Hangi ecel kapımı çalar habersizce gecenin köründe?
Zamanın süzgecinden sızar ömrümün son damlaları.
Hangi şafak aydınlatır bu dilsiz ve kör odaları?
Bozkırın ortasında sönmüş bir ocak gibi küllenir anılar,
Yalnızlık taşa kazınmış kadim bir kitabe gibidir.
Uzak ufuklarda kaybolur kuşların kanat sesleri,
Sessizliğin koynunda büyür içimdeki o derin yara.
Gecenin zifiri örtüsü örter üstünü bütün sokakların,
Yıldızlar küsmüş gibi saklanır bulutların ardına.
Adımın yankısı döner geri bomboş odalardan,
Zamanın eliyle silinir geride kalan bütün izler.
Kayıt Tarihi : 4.09.2026 15:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!