Bukle bukle saçları, omuzlarında bir gölge,
Saçaklı şalı, ha düştü ha düşecek kollarında.
Bronz teni, bembeyaz elbisesinin içinde,
Gökten düşmüş bir melekten farksız,
Ateşten bir parça, belki de dikenli bir gül.
Güzelliği tehlikeli, elinde çiçek sepeti,
Gecenin bu saatinde, alışılmışın dışında,
En sevdiği saatlerde yollara düşmüş.
Korkmazdı, çünkü cesurdu;
Adının ağırlığını, Tomris'in mirasını taşırdı.
Çocukluğundan beri en sevdiği şey ismi,
O cesur, o savaşçı kadın.
Gözlerinde ışıltılı lunaparklar yanar,
Görenin dilini yutturan bir endam;
Gecenin bronz incisi.
Sattığı çiçeklerden hep satmış,
Ama kendi nasibini, o çiçekçi kız, hiç alamamış.
Yine o adamla kesişti bakışları,
Gözlerinin gördüğü, kalbinin reddettiği...
Bir an panikledi, hemen çevirdi gözlerini.
Saçının öne düşen tutamını kulağına itti,
Sepetinden bir gül çıkardı, bağırdı:
"Sevip de kavuşamayanlara,
Ayrı kalıp uzaktan sevenlere,
Kan kaybeden tüm sevdalara...
Kan kırmızısı güllerim var!"...
Kayıt Tarihi : 4.07.2026 13:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gecenin sessizliğinde, kendi savaşını veren bir ruhun hikâyesi... Tomris’in adını taşıyan, çiçeklerden umut satan ama kendi nasibine hiç ulaşamayan o 'gecenin bronz incisi'. Bazen en büyük kahramanlıklar, acıyı bir gül yaprağında gizleyip hayata devam edebilmektir... (Tomrisler bir ses verin.)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!