Şimdi terkedilmiş eski
Ve kimbilir kaç zamandır
Benden ve benim gibilerden başka
Tek bir yolcunun bile uğramadığı
Yer yer tahta kurularının
Minik karıncaların ve kuşların
Elimde olsa gözlerine
Gözlerine boyardım gökleri
Tenine yakardım toprağı
Buğday mı başak mı belirsiz...
O bal gözlerin arkasında
Her yüzünü okşayan saçını dağıtan rüzgar
Tenine dokunan içini titreten yağmur damlası
Gözünü kamaştıran yüreğini ısıtan güneş
Hepsi benden bir iz bir haber taşır...
Her yürüdüğün yolun her arşını her adımı
Allahtan dilerim ki
Yazların güneşsiz
Baharların çiçeksiz
Kışların soğuk
Güzlerin karanlık
Gözlerin nemli
Şu yazdıklarım çizdiklerim
İsyanlarım haykırışlarım
İçten içe iç savaşlarım
Hep senin yüzünden...
Avaz avaz suskunluğum
Sensizlik canımı yakıyor heran
Canımı acıtıyor terkedilmişlik
Yüreğimde garip bir sancı
Azılı ve ıslak firarlar gözlerimde
Bakışlarım bebeğinden nasır tuttu
Gelmediğin yolları izlemekten
Evimin ışıkları sabaha kadar yanıyor
Biliyorum gelmeyeceksin ama
İçimde hep bir ümit bekliyorum
Sen gelmesende karanlık gecelerime
Bakışlarını bekliyorum güneşim olsun diye...
Sana bakacağım
Belki göremeyeceğim
Ama düşünebilirim...
Sana önce bir isim vereceğim
Ama ne sen bileceksin nede ben
Yağmur olasım tuttu bugün
Göklere tırmanmak buhar olup
Sonra sana dökülmek metrelerce
Koynuna girmek için...
Rüzgar olasım tuttu bugün
Gözlerin bile yitirdi
Işığını ve parlaklığını
Matlaştı bakışların
Sadece adın kalmış
Buğulu camlarımda
Sisli ve puslu silikte olsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!