Henüz bir hayat kazanamadı...
Varlığın yokluğuna gebe,
günü geldiğinde
sensizliği doğuracak.
Yokluğun kucağımda
bir bebek gibi
ağlayıp duracak.
Gam yükünü salsın kervanlar.
Ağlayanlar gülsün, kavuşsun sevdalılar.
Meğer ne zormuş ayrılıklar.
Zamanı geldi gülmeli gamzeli yanaklar.
Eller açıldı semaya, kabul olmalı bu dualar.
Göğe mavilik vermiş gözlerin
denizleri kıskandırmış.
Bulutlara beyazlık vermiş ak göğsün
gelinleri utandırmış.
Ne yiğitler uğrunda
gece gündüz savaşırken
Her halimin âlimiydin.
Benden gerisinin elalemiydin.
Gönül sarayımın haremiydin.
Tüm sırlarımın mahremiydin.
Bende benden öteydin.
Ayaklarının altı bile cennet mevsimi.
Sana öf denilebilir mi?
Yokluğun korkulu rüyamken
Varlığına ömürler verilmez mi?
Dünyada bulunmamış daha alası.
Sussun gözlerin,
konuşmasın öyle.
Dilinden dökülemeyen sözlerin,
Gözlerinden akmasın böyle.
Kördüğüm oldu bağımız.
Vedası olmaz bazı ayrılıkların,
töreni, merasimi, avuntusu olmaz,
güneşi nazlıdır doğmaz,
bazı ayrılıkların sabahı olmaz.
Bolca hasreti vardır bazı ayrılıkların,
Senin bu vurdum duymazlığın
Aymazlığın, gözü doymazlığın
Eli yüzü yunmazlığın
Kim bilir ne buldum sende
Benim bu uslanmazlığım...
Kırmızı bir kurdele
Başında çocuğun
Belliki önüne geçebilmiş
Sınıfındakilerin çoğunun.
Kurdeleleri azaldıkça
Karalar bağladım
dilek ağacıma,
anladım senin
dileğin başka,
ağacın başka.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!