İpekten ağlarımı sana ördüm.
Sana bağlandığım kör düğüm,
çözülür mü kolayına,
uğruna öldüğüm?
Kozamdan kelebeğimi sana uçurdum.
Yokluk suyunu çekti
bundan sonrası ölüm.
Kıyamet gayrı heyecanlandırmıyor
bundan kolay ölüm.
Meydan savaş artığı
Sabır taşı kırılırsa
İsyan kapısı açılır.
Yavrusu aç kalan baba,
Hakkıdır kılıcına sarılır.
Çok fakirlik de çok zenginlik de
Ah Allahım
sen yarattın,
Ben kimseye yaranamadım.
Kimlere kandım,
kimlere inandım.
Cehennemi aratmaz
Bir rakı sofrasında
Adap edep yanı başımızda
Gözlerin gözlerimi ağırlıyor
Musiki ağırdan başlıyor.
Mezeler masaları güzellerken
Eski filmleri izlerdik seninle
Eskitemezdik anıları
Hiç bilmediğimiz zamanların
Sanki bizdik en büyük aşıkları.
Bütün bir şehir büyütürdü sevdayı
Suya sabuna dokunayım dedim
Suyun başını tutmuşlar.
Görmeden kenardan geçeyim dedim
Kenarları tuzaklamışlar.
Tozu dumana katayım dedim.
Sen yine böyle
içmeden demi,
aramadan da kafayı
buldun.
Utanacak ayıbı
Aralarken gönlümü, almadın iznimi.
Bağlarken ömrümü, unuttum zihnimi.
Büyü mü efsun mu bu neyin nesi?
Kayboluyorum sende, bulamıyorum izimi.
Bir ebruda her rengiz.
Bir serçe kondu boş bir banka,
denize karşı durdu, yorulmuştu.
Sevgilisi geldi yanına,
koklaştılar, öpüştüler, ötüştüler,
bir kedi pençesiyle
kanadılar, uçamadılar, öldüler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!