Yağmurun toprağa
aşılandığı,
karpuzun tadından,
yumurtanın merağından
çatladığı,
Yüzleştim yüzsüzlüğünle,
sana benzedim.
Kalan son gücümle,
gönlümü senin için bezedim.
Tüm yalanlarını yuttum,
Ne mübarek bir hismiş
bu sevmek,
içim içime,
dışım dışıma sığmıyor.
Ne güzel bir mutlulukmuş
merhamet etmek,
Aşk, insanın
kendi volkanında
sörf yapmasıdır.
Volkan söner de
dağ kar olursa
Asmadan bir darağacında,
ilmiği boynunda
bahtı kara üzümler…
Daha tadını alamadan toy şerbetin,
dalından koparılıp
Kula kulluk ederim
İşim bu benim
Sahnede olan bedenim
Sadece kuklalık ederim.
Kraldan çok kralcıyım
Sussun gözlerin,
konuşmasın öyle.
Dilinden dökülemeyen sözlerin,
Gözlerinden akmasın böyle.
Kördüğüm oldu bağımız.
Vedası olmaz bazı ayrılıkların,
töreni, merasimi, avuntusu olmaz,
güneşi nazlıdır doğmaz,
bazı ayrılıkların sabahı olmaz.
Bolca hasreti vardır bazı ayrılıkların,
Senin bu vurdum duymazlığın
Aymazlığın, gözü doymazlığın
Eli yüzü yunmazlığın
Kim bilir ne buldum sende
Benim bu uslanmazlığım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!