Kırlangıç süzülürken havada,
Yuva izi kaldı kanatlarında.
Yıllar saklasa da göç yolunda,
Sevdanın yolu düştü oraya.
Bazı aşklar susarak büyür,
Bazı kalpler sessizce gömülür.
Seni sevdiğimi hiç bilmedin,
Değişirdi her şey, görseydin.
Dağ başına sis olur,
Gönlüm sana küs olur,
Söyleyemem içimde
Bir ömürlük söz olur.
Karanlık, bir günah gibi zamanı sardı.
Ay secdeye durdu, gölgeler şahlandı.
Kalplerde yanan isli, paslı kandiller;
Aynada kendini inkâr eden eller.
Dua, dikenli gül gibi kanda saklanan,
Eski bir masalın suskun tanığı,
İçinde ruhumun derinlikleri saklı.
Bir çift göz dikkat kesilmiş bana;
Gelecek olur, parıldayan muamma.
Bir çivi mi saplandı zamanın göğsüne?
Hüzün mü yağıyor senin üstüne üstüne?
Tutuk bir çığlık gibi yüreğinden çıkan,
Kalbinin kıyısında kırık bir umut akan.
Mavi bir gözyaşı ile kayboluyor.
Ne zaman dondu kalbim?
Duymadın sesimi benim.
Neden üşüdü geceler?
Nerede kaldı heceler?
Gözlerimden değil, geçmişimden düştü yaşlar,
Gölgemin altından geçti, sanki kımıldadı taşlar.
Bir fotoğrafın ortasında, arka plan bir yazıydı,
Zamanın bana yaptığı içeriden bir kazıydı.
Fişi çekilmiş akvaryum gibi.
Yüzerken görüyorduk hâlâ dibi.
Konuşmak hep yarına kaldı bizde
Sevdiğimizi biliyorduk ama sözde.
STORY
Bir gün ekran ışığında bulduk birbirimizi;
Çarpıyordu kalbimizde gülüşler bildirim gibi.
Telefon ışığında sohbet, uzun geceler mavi;
Her mesaj umut, her emoji bir dokunuş gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!