Her söze maydanoz musun,
Düşünmeden konuşursun?
Sen mi doğurdun aklı, fikri?
Sen misin bu işin piri?
Tutunmak isterim ritme ve ahenge,
Ürkekti adımlarım her figürde.
Rüzgarla dans eden bir yaprak gibi;
İki adım geri, bir adım ileri…
Kalbimle yürürken çatlak bir zemin,
Biz yıldızlarla oynarken geceyi kaşır mıyız,
Gölgelerimizi göğün mavisine taşır mıyız?
Bir zamanlar önce çiçek olduk, sonra diken,
Ayın solgun ışığında birer sır gibi gizlenen.
Acılar çürümüş yapraklar gibi
Hafızamın köşesinde kıvrılır.
Çocukluk, travmalarımın bir nemi
Sessiz sessiz o taşlara sarılır.
Düşen gözyaşlarımın arasında,
Kırlarda serin rüzgâr,
Sevdan geceyi açar.
Bahçede böğürtlen var,
Dalında durur kuşlar.
Bir Serap gibi durur, sanki gecede.
Bir nefes alırsın ürperir perde.
Kalbimin içi duman, camdan eskitme;
Üflesen, ne varsa dağılır içimde.
Sakın söz söyleme, gözlerin yeter.
Sabahın çiğinde yıkanır düşüm,
Bir dal ucunda geçti ömrüm.
Kırmızı bedenli, siyah benekli,
Kırılgan, masum uğur böceği…
Oldukça narin kanatlarımla
Ben gecenin koynunda yola çıkan,
Düşlerime zincir vuramaz zaman.
Gönlüm yorgun, gözlerimse yaşlı;
Bilirim, yol uzun, dikenli ve taşlı.
KOYAMADIM
Düşüncelerime uyku saati koyamadım,
Gece çalışan hayalleri soluyamadım.
Ruhuma kalp kırıklıkları birden doluyor;
Ancak benimle sessizlikte konuşuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!