Karanlık, bir günah gibi zamanı sardı.
Ay secdeye durdu, gölgeler şahlandı.
Kalplerde yanan isli, paslı kandiller;
Aynada kendini inkâr eden eller.
Dua, dikenli gül gibi kanda saklanan,
Eski bir masalın suskun tanığı,
İçinde ruhumun derinlikleri saklı.
Bir çift göz dikkat kesilmiş bana;
Gelecek olur, parıldayan muamma.
Bir çivi mi saplandı zamanın göğsüne?
Hüzün mü yağıyor senin üstüne üstüne?
Tutuk bir çığlık gibi yüreğinden çıkan,
Kalbinin kıyısında kırık bir umut akan.
Mavi bir gözyaşı ile kayboluyor.
Ne zaman dondu kalbim?
Duymadın sesimi benim.
Neden üşüdü geceler?
Nerede kaldı heceler?
STORY
Bir gün ekran ışığında bulduk birbirimizi;
Çarpıyordu kalbimizde gülüşler bildirim gibi.
Telefon ışığında sohbet, uzun geceler mavi;
Her mesaj umut, her emoji bir dokunuş gibi.
Sesini hangi gölge benden saklıyor?
Sonsuzluk kapısı önümde duruyor;
Eşiğinde zaman sessizce bekliyor—
Aşkımız acaba bir yerde mi uyuyor?
Sor kendine, neyin peşindesin sen?
Neden hep başkası gibi görünmen?
Etiketi üstünde; kim yazdı fiyatı?
Dıştan mı ölçersin, içten mi hayatı?
HAYAL
Hayallerimden bir orman kurmuştum
Bir nehir gibi yatağımda durmuştum
Adını andığımda yağmur yağıyor içime
Her damla kırık hayalden doğmuş kelime
Adını andığımda susar şehir;
Sanki sana yazılmış bütün şiir.
Ve bil ki gönlümde açan her dua
Allahım, Sultanı koru, diye daima.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!