KAF DAĞINA GÖMELİM RUHUMUZDAKİ YÜKLERİ,PERİHAN!
Bana uzun yeleli bir masal anlat, Perihan!
Devlerin kalbinden daha büyük olsun,
yüreklerimiz,
gözlerimiz daha iri,
KAPAT TARİHİN BOŞ SEKMELERİNİ ARAYÜZÜMDE
Bu defa,
Korhan yağmurlarının son serzenişiydi bana Zeyda!
Tufanımdan arda kalan kadim hikâyede
Bir bulut gibi sıvazlarken başımı kelam kuşları
KARA DUT ARTIĞI DUDAKLARIN
Çağların dudağında kara dut artığı,
Bir Yemame türküsüne bulanmış kanım.
Tütsülenmiş eşkâline döner pervane…
Sen ateş ben gölge…
Çığır geleyim peşinden,
İKİ BAŞLI CANAVAR VE KARA GÖLGE
Bir varmış…Bir yokmuş…Evvel zaman içinde…Evvel dediysek geçen yüzyılda
iki başlı bir canavar Dünya denen güzeller güzeli bir kıza âşık olmuş…Dünya Kız, öyle güzel öyle alımlıymış ki, bir içim su gibiymiş, hep çiçekli, dallı güllü elbiseler giyermiş. Dans etmeyi de öyle severmiş ki gece gündüz demez, döner dururmuş. Dünya Kıza aşık olan canavar, ne kadar ona yaklaşsa da yüz bulamamış çünkü çok korkunçmuş, iki başı ve bu başların üstünde de teker gözü bulunmaktaymış. Bir gün onun bu halini gören kara bir gölge planını yapıp yanına yaklaşmış. Kulağına eğilip şöyle bir fısıldamış.
Sen bu dünya kızı çok mu istiyorsun…? Canavar evet demiş hem de çok…
O halde yapman gereken herkese bu gözlükleri dağıtmak…Bu gözlüğü takan hiç kimse senin gerçek yüzünü göremeyecek…Dünya seni kabul edecek. İnsanlarsa seni efendileri kabul edecekler. Senden korkacaklar Sen ne söylersen ona inanacaklar, ne dersen onu yapacaklar…deyip çekip gitmiş kendi gölgesine bürünüp karanlığa karışarak.
Canavar elindeki gözlüğü takıp denemiş. Bir bakmış ki her şey küçücük kendini dev gibi hissetmiş öyle ki kendisi bile kendini tanıyamamış. Dünya kıza bakmış hala kendi etrafında döne döne dansetmekteymiş. Hemen gidip o na da bir gözlük vermiş gözlüğü takan bir türlü çıkarmak istemiyormuş takanın etrafı sanki büyülü bir aleme dönüyormuş. Dünya kızın gönlü de hemen yakışıklı gördüğü canavara kayıvermiş.
KARA KIZ…ARRİKA
Sisli şiirler dolanır semalarımda
Hepsinde senden bir iz var…senden bir serzeniş
Bir kıtadan bir kıtaya uzatmışım üzengili ayağımı
Zamana, mekana sığdıramadığım
Gölgesinden büyük adımlarımı
KARANFİL GÖZLÜ GAZEL
Yakamda karanfil gözlü bir gazel,
Susturmamak için şarkımı,
Seni bekliyorum Sirkeci Garı'nda.
Uçaklar biçiyor göğün çivit pazenini.
Çığlık çığlığa bir hasat!
KARA NİGAR
Zamanı yarardım ortasından
Yarımdı bana kalan kısmı…
Ya ondan öncesiydim ya ondan sonrası
Devirirdi miladımı ….bir kara Nigar
Severdim…hiç...sevilmediğim kadar
KARANLIĞIN AZI DİŞLERİSİN, KERBELE!
#fatma doğan
Ben gözlerinin karanlığından bilirim seni, Kerbele!
Öyle bir esmer karanlık ki gözlerin, geceyi boğan,
Ben ateşlerinden tanırım seni, Kerbele!
Yıldırımlar çakar nallarından çakmak çakmak,
FATMA DOĞAN
KASIMDA ŞİİRİNİ KAYBETMİŞ ŞAİR
Ey şiirini kaybetmiş şair!
hazan kokulu yorgun bir Kasım gününde,
FATMA DOĞAN
KASİYUN DAĞI
Sen ki, Bilad-ı Şam’ın, kanlı şafağında,
defalarca başını giyotine yaslamış, şehit ve şahit dağsın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!