NATALİ
Natali!
Teninde kavruk kiraz çiçeği kokusu
Yüzündeki tebessüme saklanmış muğlak bir korku
Biliyorum derdini, ne kadar gizlense de kapı ardına
Senin gözlerinde bende olmayan bir şeyler var
FATMA DOĞAN
NE OLUR AĞLAMA
Ne olur ağlama;
Tüm sessiz şehirlerin surlarından yankılanıyor yoksa, ağlayan sesindeki hüzün?
Dağların bağrına varıp varıp yaslanıyor,
birer öksüz ve yetim gibi yankısı.
NİYE ÇATTIN KAŞLARINI ZAHİDEM
# fatma doğan
Ah Neşet Babam!, sana çalıp söyletir ya bu dert, içli içli.
Bana da,bir kaşı kalem yazdırır , ilmik ilmik ördürür aşkı, ,
Ahu gözlüm, kalem kaşlım,
ÖMRÜMDEN FİRAR ETMİŞ EŞKİYA YILLARIMSIN, TURAB?
Kırılgan bir zeminde geziyor ökçesine basılmış topuklu pabuçlarıyla, Turab
Elleri cebinde , ömrümden firar etmiş delişmen adam,
benimse yaşım ermiş kemale,
aklım başımda şimdi ,ala.
PAYİTAHTIN PAYİTAHTIMI FETHİ
#fatma doğan
Bir kaşı kalem süzüyor,
Baştan ayağı beni.
PENELOPHE
Karıştı bir işveyle saba yeli saçlarımın arasına
Karış karış dolanıyor mermer tenimde,
Güneşin kadife tonları
Ama alnımı yarıyor,
tarihin derin vadi oyuklarından akan zaman
PİNOKYO MASALI
Sen çağır ben duyarım fezalar ötesinden
İki elim kanda olsa,
Çıkar gelirim masallardan, salah diyarlarına.
Silerim gözünden tarihin timsah gözyaşlarını,
İncir yapraklarıyla.
FATMA DOĞAN
POZİ UZAY MACERALARI
Pozi yavaşça cihazın yanına yaklaştı. Onu eline aldığında, cihazın üzerinde bir ekran belirdi. Ve ekranda, bir yüz oluşmaya başladı. Fakat bu, bir insan yüzü değildi. Gözleri büyük, kulakları sivriydi. Bir uzaylıya benziyordu!
Yüz: “Pozi, acil yardımına ihtiyacımız var! Bir iş için seni seçtik çünkü uzayı, sen de bizim kadar merak ediyorsun,” dedi ekranda ve titreşen bir sesle.
Pozi’nin kalbi hızla çarpmaya başladı. Bu gerçek olamazdı, değil mi? Yoksa gerçekten bir uzaylı mı ona sesleniyordu?
Evet, bir uzaylıydı ve Pozi’ye sesleniyordu. Pozi şaşkınlıktan neredeyse küçük dilini yutacaktı. Demek ki hep tahmin ettiği gibi telepati yoluyla uzaylılarla bağlantı kurulabiliyormuş. Evet, şu an uzaylılarla hiç konuşmadan iletişim halinde konuşabiliyordu. Aslında çok korkmuştu ama. Merakı korkusunu bastırmıştı. Benden ne istiyorsunuz diye geçirdi içinden. Karşısındaki uzaylının da telaşlı bir hali vardı. Korkutucu ve ürkütücü de değildi. Önce kendimi tanıtayım dedi, uzaylı. Benim adım da senin adına çok benziyor. Zaten senin ismin çağrıldıkça? Ben kendimin çağrıldığını düşünüyordum acaba kimmiş bu diye merak edip seni araştırdım. Bizim orda bana Ayponzi derler. Görevim uzayda. Yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmek. Uzaya meraklı olanlara fark ettirmeden uzayın sırlarını keşfetmelerine yardımcı olmak.
FATMA DOĞAN
2. HİKAYE POZİ UZAYDA
Sabah olmuştu. Pozi gözlerine değen güneşle, güne uyandı. Elleriyle gözlerini ovuşturdu. Aklını da biraz oluştursa iyi olacaktı. Neydi o yaşadıkları hayal ve gerçek arasında gerçek olduğunu biliyordu, ancak bir türlü kendisi dahi inanamıyordu. Allah’tan kendine inanan Tera vardı sırdaşı aaa evet, bir de yavru maymun, o ne yapmıştı acaba? Alelacele bahçedeki kulübeye bırakmıştı onu. Biraz muz ve su verip bir de yatacak yer hazırlamıştı. Hava ne de olsa soğuk oluyordu, geceleri hemen gizlice evden çıktı. Kulübeye doğru ilerledi. Güneş pas parlaktı yüzüne gülüyordu sanki. Dün gece geldiği gökyüzüne doğru içli içli baktı, nasıl da bir orda bir buradaydı. Rüya gibiydi hala her şey, neyse deyip kulübenin kapısını açtı. Nasılda uyuyordu yavrucak, çok yorgundu, anlaşılan iyi ki ortalığı savaş alanına döndürmemiş diye geçirdi içinden. Pozi sessiz olmak için ne kadar dikkat etse de, onun tıkırtısına uyanmıştı yavru maymun, biraz ürkek ve mahzun bakıyordu. O da inanamıyordu anlaşılan dün olanlara. Pozi en sevecen yanını takındı, yaklaştı yanına ve kucağına aldı yavru maymunu herkes tüm hayvanlara çok iyi davranmalı diye geçirdi içinden. Onlar da bizim gibi birer canlı. Onların da duyguları var dedi. Pozi’deki samimiyeti o da hissetmiş olacak ki kucağına atlayıverdi bir de boynuna sarılmasın mı sımsıkı hiç ayrılmayalım der gibi. İşte o da Pozi’nin Terra dan başka bir dostu daha olmuştu sanki. Ona bir isim bulmalıyım diye aklından geçirdi. Artık dostunu çağırması gerekirse ne diyecekti öyle değil mi?
-Şakadan yavru maymuna sordu, adı ne olsun? Belki de önceden bir ismi bile vardı. Kim bilir? Dedi
İçinden çünkü o eğitimli bir maymundu muhakkak bir ismi vardır diye düşündü.
- Adın ne? diye sorunca muzları göstermeye başladı yavru maymun. Adı muz muydu acaba? Dedi Pozi. Evet galiba muz ile ilgili bir şeydi diye düşündü, ben sana Muzo diyeceğim dedi heyecanla başını salladı, sevinç hareketleri yapmaya başladı maymun Muzo. Onu alıp eve götürüp göstermeliyim anne babama göstermeliyim dedi. Okul saati yaklaşıyordu çünkü artık. Terayla da tanıştırmalıydı Muzoyu. Hemen terayı aradı Pozi;
FATMA DOĞAN
RUH-U REVAN /SERENCAM
Bir sır saklıyorum yüreğimin en kuytu koylarında.
Gotik dizelerin, karanlık takunyalarıyla kol gezdiği puslu şiirlerden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!