SENİN GÖZLERİNE MECBURUM, İZABELL!
Vakit aylardan hazan,
Günlerden yalnızlık, İzabell!
Aklımda bir yığın hiç,
Ve bir yığın sen,
SEN SEVDA MIYDIN LAVİNYA?
Güneş alabildiğine şuhtu,
serilmişti arza sere serpe
Gölgeleri boğuyordu sanki ateşi
Tek ferahlatan
kavruk sıcakla esen lavanta kokusu,
KEHRİBAR SESSİZLİK
#fatma doğan
Sessizliğin kehribar gözlü kızı!
Kızılca kıyamet bir mahşerin orta yerinde yıkıp ta gitme beni!
Geçemem senin saçların olmadan aşk ülkesinin, gümüş kumsallı sahillerine.
Saçların asma bir köprü benim için, yüreğimi yüreğine kavuşturan şiirden gemi,
SESSİZLİĞİN KIZI
#fatma doğan
Sessizliğin kızı!
gitme!
saçların asma bir köprüydü karşı yakada beni huzura kavuşturan,
Altından çağlaya çağlaya sessizliğin aktığı bir zaman kırılması sessiz şiirlerin.
SEVMEK Mİ DEDİN SEN ASUMAN?
Sevmek mi?
Senin sözlüğünde yürek vurgununun adı.
Bir gelip, bir gidiyorsun keyfine göre,
Kilidini kırdığın kalbime,
SEYRE DURDUM DERYAYI
Seher vakti,
Seyre durdum Derya’mı,
Dalıp dalıp gittim, mahbup gözlerine.
Sevda gemilerini batırıyordu tek tek, bakışlarındaki hışım.
Olduğundan daha bir hırçındın, daha hoyrat!
ŞİHABIN YAĞMURLARI
Şihabın zengi elleri,
Yamaçlardan kazıyıp terimi,
Süpürür kızıl tan yerini kır şakaklarımdan.
Sessiz burgulu küpeşteler devrilir
Şehrin halhallı bileğine, sen uyurken
ŞİİR GÖZLÜ YAR
Gözüm duvardaki saate takıldı,
Vakit geceyi çoktan aşmış.
Yoksa sana mı takılıp kaldım yine,
her zaman olduğu gibi?
ŞİİRİN ÇAKIR GÖZLERİ
#fatma doğan
Şiirin çakır gözleri bakar, gözlerime her gün.
Güneş her sabah, İstanbul’un kalbini, yeniden fethe durunca,
Gelmezsen, Adalar ve şiirler erir, çay bardağımda birer ikişer.
Kaybolur elinin izi, zamanın gözlüğünden,
ŞİİRLERİ GÖLGESİNDEN TAŞAN ÇINAR
Ben senin göğünün yıldızlarından saldım kendimi bugün aşağı,
Ağır ağır süzüldüm gözyaşlarımla, yağmurun kollarına tutundum.
mahzun mahzun baktı peşimden ,yarası ve yarısı açıkta kalan aşk,
hayallerim küskün kaldı, şiirlerim ortalığa saçıldı , ay dağıldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!