Tatlı geldi, süslü dünya hayatı; unutuldu ölüm.
Doğuştan atılmaz tek sözlümüzdü; unutuldu ölüm.
Beynimi zonklatıyor ...tarifsiz sorular;
Ölümüm; nerede, ne zaman, nasıl...?
Bir garip bulmaca ki, çözümsüz sorular;
Ölümüm; nerede, ne zaman, nasıl...?
Hayat, ölüm ile uyanılan kısacık rüya;
Fani hayatta sonsuzluk yaşıyoruz, güya.
Onun ile dar mekanı, kısıtlı zamanı aşmak;
Ebediyet iksiri ile sonsuzluğa kavuşmak.
Ölüm, kadrini bilene ne büyük bayram;
Ne güzel, o bayramdan sonraki seyran.
Hak bu, değişmez; her kim inanıyorsa dine,
Gerçek kurtuluş; ölüm var, bunu herkes bile.
Ölüm hak; hiç şüphesiz öleceğiz muhakkak.
Yâ Rab, ne olur, o anda sen yardım et kat kat.
Mayıs/2026
Hakk’ın hatırı her şeyin üstü, en üstü...;
Yaratılmadı henüz, madenî yapılması için büstü.
Kalbi aydınlatır O’nun nurunun nuru;
Silinmez, onsuz kalbin pası, kurumu.
Sanma ki insanı gam-ı dert ağlatır,
Gurbette bir çift sabi-i masum ağlatır.
Yolunu bekleyen yaşlı göz ağlatır,
Sebepler yumak yumak, iç içe dolaşık;
Kula kapalı, sadece ilm-i muhite açık.




-
Gokhan Gunduz
Tüm YorumlarŞiirlerinde derin bir tefekkür ve anlamlandırma var. Değer verilecek olana yönelme duygusu. Kısa ve öz. Tebrikler