Söz söyleyemez, onsuz ümmidir dilim;
Yazamaz, bîçare kalır, tutmayan elim.
Evvelce şiir/nesir nedir? bilmezdim;
Yaz dedi ilm-i sonsuz ustam benim.
Güneşi boğmaya gitti, güneşte boğulan Husayn;
Kanmak istiyorsanız güneş içerek susayın.
Yeni ufuklar belirir hep, kaybolan her ufkun ardında;
Güneş doğar... Karanlık eller olsa da karanlık hesapta.
Deniz ortasında çöl yangını, yanık yüreğim;
Ateşini yakamozdan alır ıslak ayaklarım.
Ben bir dev cüceyim, yıldızlara uzanır başım;
Hangi rüzgâr dağıtır? doğuştan örülü kakülüm/saçım.
Gece, yıldızlar bir başka benim yaylamda,
Havası hala taze kokmakta burnumda.
... yağı hala şifa verir mi yaraya?
Yine salça-yoğurt sürülmekte midir yanığa?
Tadını korur mu göze, başında çay demlediğim sular?
Ne de çok yemin eder olduk, her var’a yok’a;
Bilinçli yemin, koruyana namustur, oysa.
Bu yollar uzar, bu yollar kıvrılıp gider;
Bu yollar nasıl olsa bir gün biter.
(6/5/1998)




-
Gokhan Gunduz
Tüm YorumlarŞiirlerinde derin bir tefekkür ve anlamlandırma var. Değer verilecek olana yönelme duygusu. Kısa ve öz. Tebrikler