Olduran’ın “Ol” emrinin mukaddes nüvesi,
Atılmadan tutulmuş biricik, mârifetli nütfesi;
Zıtlıkların raks ettiği kabiliyetler ülkesi,
Kurtuluşu tek: O da yaratılış gayesi.
1-
Zor zamanda mağarada sâdık arkadaş;
Nerede ezilen biri var, hemen yanında gardaş.
2-
BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetle
1-
Elhak, son elçi O; önceden müjdelenen.
Olsaydı bir sonraki, ancak sen olurdun denen.
2-
Müşriklere karşı hicrette tek başına,
Adem ile başladı bitmeyen çileli hicretim;
Nefse yenilince içten de içe yöneldim.
Cennetten sonra kaç kez öldüm, öldürüldüm...
Rahm-ı maderde ilk annemle dirildim
Rahm-ı maderde ilk annemde dirildim
Şaşkın hülyalarda avare, hep dalgın dalgın;
Söylediğini yaşamadan ölmezmiş insan.
Bütün zıtlar ahenkte, şaşmaz aynı simetriden
Yokluk, en büyük varlık demeden olmazmış insan.
İsimler, yüzler, sesler, tenler… hep ayrı;
Yıkılası “benler”, değişmez nedense hep aynı.
İnsan geldik; insanca yaşa, insan gitmeye bak;
Dünya bir tarla; kötülükte ne! iyilik ekmeye bak.
Yüreğim yangın yeri, harı nasıl sönecek;
Korkarım ki nâr, o har içinde sön(e)cek.
Burnunu göremeyen göz; sonsuzluk orada, kalbe yapış;
Dipsiz kuyu sanma fezâyı, yıldızlar arası hepsi bir karış.
Aile kurmada en büyük maksat hayırlı evlat,
Rabbim nasip etti bize de seni, evlat.
Daha dün gibi tazedir kundaktaki güzel hâllerin,
“Baba” der gibiydi sanki o tatlı iniltilerin.
Ağır hesap hakkında karışmadığı kul hakkı,
Mîzan kurulunca divanda haklı kul alır hakkı.




-
Fatih İlhan
Tüm YorumlarGüzel