Ne karaladınsa derme–çatma şiire ait, kaldır at.
Gözüm açık gider ölürsem, yazamadan bir kırık naat.
Bırak benliği, cürmün neki hak(k)'ın yanında;
Zatında benliği eritenin mükafatı, hakkın katında.
Gönlümden tutanım tek “O” olsun, yeter;
Kim atabilir ki beni O’ndan uzağa?
Erişilmez O, bana benden yakın…
Bana yalnızca O’nu anlatın;
Belikte boğulan beni bırakın.
Ben hüzün ülkesinin ... gulyabanisi,
"O", harikalar diyarı'nın değiştirilemez prensi.
(1995)
Duygulandım görünce küçük odalarını, boş;
Sesin yoktu, çare yok… Bağırsam duyulmaz, boş.
Hikâyeler anlatırdınız; hatırlarımda ne hoş…
Bir Fatihim diyenim olmaz; beklemem boş.
Günahı omzunda, küçük emanetlerle hava atan;
Tek büyük “O”, yıldızları tesbih gibi oynatan.
Doğum ve kabir arası uzun yol, bir anlık mesafe;
Kirlenmeden girebilmek kabre, işte büyük mesele.
Yüreğimin bin parçasını bölseler de… bine,
Her hücresinde de sen varsın, canım Türkiye.
(28/9/2002)
Teşbih: orada şerbet, bal, ırmak... orada inci ve saraylar,
Buradakiler gölgesinin gölgesi, orada asıl fasıllar.
Mügalata, burada falcı bacı, kelimelerle oynayan laf ebesi,
Tek söz "Selam" var orada, boş söze geçit yok gayrisi.
Yer gök bir arada birleşmiş kızılı mavisi,
Arada belirsiz bir hat, ince çizgisi.
Çığırtkan sesleriyle denizlerin bir incisi,
Mantılarla yaşamak, gökyüzünü en iyisi.




-
Fatih İlhan
Tüm YorumlarGüzel