Yüreğimin bin parçasını bölseler de… bine,
Her hücresinde de sen varsın, canım Türkiye.
(28/9/2002)
Teşbih: orada şerbet, bal, ırmak... orada inci ve saraylar,
Buradakiler gölgesinin gölgesi, orada asıl fasıllar.
Mügalata, burada falcı bacı, kelimelerle oynayan laf ebesi,
Tek söz "Selam" var orada, boş söze geçit yok gayrisi.
Yer gök bir arada birleşmiş kızılı mavisi,
Arada belirsiz bir hat, ince çizgisi.
Çığırtkan sesleriyle denizlerin bir incisi,
Mantılarla yaşamak, gökyüzünü en iyisi.
Yahudiler Üzeyr ’e, Hristiyanlar İsa’ya (hâşâ) Allah’ın oğlu dediler,
Bilemediler onları, kalbi çürük, boş sözlü densizler.
2000
Bir bir söndü beni saran ışıltılı lambalar,
En yıkık dehlizlerde izbe kaldı hatıralar.
En izbe dehlizlerde yitik kaldı hatıralar.
His mi? ....! mezardakilerden ölü yürüyenler,
Boynu bükük kaldı yıkık penceredeki öksüzler.
Ne zorlarsın kendini dua edebileyim diye;
Söylenecek tek şey "acizim... sen affeyle".
Malım mülküm çokça olsun diye biriktirenler,
Gittiler birbir, sor hele, ne götürebildiler.
Ancak boyu bir beyaz patiska örtülebildiler.
Kabirden öte geçmeyen methi senalar neredeler?
Kadimde kararlaştırılmış vakit, saat belli;
Değişmez, geldi mi ne ileri ne geri.
Dinlemez ileri sürülen bin bir mazereti;
Bilmem ne zaman kopar hayatımın zembereği.
Ey akıl, aklı kabul etmeyen akıl;
Ey akıl, akılda aklı kaybeden akıl.




-
Gokhan Gunduz
Tüm YorumlarŞiirlerinde derin bir tefekkür ve anlamlandırma var. Değer verilecek olana yönelme duygusu. Kısa ve öz. Tebrikler