Bir elma ağacı vardı, kurumuş gitmiş;
Büyükler gidince bahçelerin neşesi solmuş.
Viran ellerde; sahipsiz, çocuklar çok değişmiş;
Tanınmıyor memleketim...
Köşe başlarında saygın çınarlar yok şimdi;
Değişiyor çevrem, güneş her doğup battıkça.
İhtiyarlamışsın anladım, mezar taşlarına baktıkça.
Büyük göç var; ahbapların çoğu o tarafta.
Haykıran bir ses mezar taşından: “Kurtuluş bu tarafta!”
..................................................... “Kurtuluş bu tarafta!”
İzin veren “Ol” emrinin sahibi ötelerden,
Bir parmak işareti ise sadece beklenen.
Ay’ın yarılması büyük mucize gerçekten,
Erdin mi sırrına onun, şaşkın adam?
Fahr-i Kâinat hutbe irad etmekte,
Mutluluğun resmi her daim, ilahi! aşk içinde;
Aşkın tarifimi, Abidin nakşettiğin resm içinde
Mutluluğun resmi her daim, ilahi aşk içinde;
Aşkın tarifimi, Üstad! nakşettiğin resm içinde.
Hiçliğin her yönüyle hiçlikte hiçe karıştığı;
Âşığın Maşuk ile konuştuğu andır: Namaz.
Dünyalığın dünyada dünyaya kapandığı;
Kulun kendinden geçtiği demdir: Namaz.
İnsanı inkâra götüren türlü neden vardır,
En önemlisi de üşene üşene kılınan namazdır.
2022
Cenaze namazı, mümin olana farz-ı kifâyedir amma,
Ötelerden kesin emir var: ….... namazını kılma.
Tatlı geldi, süslü dünya hayatı; unutuldu ölüm.
Doğuştan atılmaz tek sözlümüzdü; unutuldu ölüm.
Beynimi zonklatıyor ...tarifsiz sorular;
Ölümüm; nerede, ne zaman, nasıl...?
Bir garip bulmaca ki, çözümsüz sorular;
Ölümüm; nerede, ne zaman, nasıl...?
Hayat, ölüm ile uyanılan kısacık rüya;
Fani hayatta sonsuzluk yaşıyoruz, güya.




-
Gokhan Gunduz
Tüm YorumlarŞiirlerinde derin bir tefekkür ve anlamlandırma var. Değer verilecek olana yönelme duygusu. Kısa ve öz. Tebrikler