Hep gönlümün talebinde,
Senin adını aradım.
Dondurmanın salebinde,
Senin tadını aradım.
Kırlarda ki papatyada,
Sormadım sen kimsin,sevdim insanı,
Duydukça hoşlandım türlü lisanı,
Aynı gördüm mehmet’imi ihsan’ı,
Ben Türküm gardaş dedem Osmanlı.
Ben halay çekerim severim barı,
İnsanlık hasleti bir tatlı dildir,
Sözünü bilmezi eziver gitsin.
Bütün sevenlerin yüzünü güldür,
Herkes kavuşacak sözü ver gitsin.
Hovardaya göster akla karayı,
Düreledim çıkın ettim dertleri,
Yıktım bütün derde giden bentleri,
Kaldırdım önümde olan setleri,
Eğlenmeye karar verdim bu gece.
Ankara’da eğlenmenin mekanı,
Yolu Olayım
Has bahçe içinde usul yürüyor,
Bastığı toprakta yolu olaydım.
Uzanıp dalından güller deriyor,
Saçına taktığı gülü olaydım.
Yere bağdaş kurdu oturdu babam,
Küçük bir mindere kuruldu anam,
Sıraya girince evde bulunan,
Eller öpülecek, bu sabah bayram.
Her el uzatışta aklı bulandı,
Güzellerin boşa yeldim peşinden,
Anlamadım gönül diyen işinden,
Gölde haz alırken suna eşinden,
Yüzmesi gidiyor hoşuma benim.
Yazılmış alnıma yol biçim biçim
Karı erir kışı geçer,
Bahar gelir dalı açar,
Yaz baharda koku saçar,
Dallar çiçek söker şimdi
Deli rüzgâra ayandı,
Gittin Diyorsun
Neden bu yerlerden gittin diyorsun,
Nedeni kendine sor diye gittim.
Ne gördün de kahır ettin diyorsun,
Seni elde görmek zor diye ittim.
Sattım dünyayı bir pula,
Merkebi dehledim yola,
Ceketimi attım kola,
Geliyorum yaylam sana.
Türkümü tutturdum dile,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.