Askerlerin emirleri,
Buldu Sıddık Demir’leri.
Törpüledi ömürleri,
On iki eylül dönemi.
Üç hilal dedi yürüdü,
Kılıcı kınında fazla asmayın,
Aslı çelik ama yine paslanır.
Yiğit kapısına garip yaslanır,
Unutma insandır küskün tutmayın.
Kılıç değer ise boyun düşürür,
Sevgi filizleri sardı gönlümü,
Ilık ılık yayılıyor bedende,
Sanki benliğim bir ümit gördü,
İçin için yayılıyor bedende.
Sormuyor benliğim soluyor tende,
Zahmet edip oku dosyamı bir gün,
Boş gelip gitmekten bıktım hâkim bey.
Yine erteledin: yüreğim üzgün,
Bu yüzden karşına çıktım hâkim bey.
Ömür tamam oldu, karar olmadı,
Karanfili dizerek,
Bize gelsen gülerek,
Sevdaya mı tutuldun?
Gözlerini süzerek.
Karanfili toplarım,
Kime Ne Derim Ben
Yaktı yüreğimi aşkın sızısı,
Kime dert yanarım kime ne derim.
Kader böyleymiş, alın yazısı,
Kime dert yanarım kime ne derim.
Sormadım sen kimsin,sevdim insanı,
Duydukça hoşlandım türlü lisanı,
Aynı gördüm mehmet’imi ihsan’ı,
Ben Türküm gardaş dedem Osmanlı.
Ben halay çekerim severim barı,
Hareli gözünde aşkı ekili,
Damlamış yanağa gamze bükülü,
Güzelin gönlünde sevda dökülü,
Gönül tellerine vurdu gidiyor.
Aşkın girdabında diller yanıyor,
Sözün menzilini bilmeyen insan,
Konuşsa da boşa konuşur gardaş.
Dilde kemik yoktur dönüyor lisan,
Dostluklar dil ile oluşur gardaş.
Erbabı olandan dinle kelâmı,
Hep gönlümün talebinde,
Senin adını aradım.
Dondurmanın salebinde,
Senin tadını aradım.
Kırlarda ki papatyada,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.