Bu şehirde yağmur poyraza yoldaştır,
Geceleri sert, sabahları ayaz mı ayaz.
Rüzgâr paslı panjurlara çarpar,
Kaldırımlar boz,
Adımlar iz bırakır; bastığın her yer toz.
Her biri mana dolu ayet ayet
Yer, gök, gündüz, gece
Bu ne bir hikaye ne bilmece
Haydi durma oku, hece hece
Mevsimler, bahar, yaz, kış
Ömür boyu adımlarım,
Yine bitmez bu caddeler;
İçimde bir ömür yükü,
Kâh ağır, kâh hız bu caddeler.
Şu ömrüm çöktü sessizce,
Çocukları öldüren bir çağa isyanımdır
Nerede bir çocuk ölse yanan benim bağrımdır
Çocukların her gün öldürüldüğü bir dünyadan
İnsanlığın kör sağır olduğu bir çağdan utanıyorum.
Her gün bombalar yağıyor,
İçimde yankılanan bir hakikat var,
Dilime değince eksiliyor.
Sözcük dediğin dar bir kapı,
Ben kendimi oradan anlatamıyorum.
Düşümde konuşan kalabalıklar var,
Çekildi gök, taş kaldı üstümüzde,
Rüzgârın alnında, tükenmiş bir dua gibi
Savrulduk ey toprak, ey yürek,
Yine de kanadı kırık bir umutla yürüdük.
Külle karıştı sesimiz,
Bir şehir var, göğe yakın,
Taşında sır, sesinde yankın.
Her nefesi dua gibi,
Her adımı bir can, candan yakın.
Ey kardeşim,
Boynum eğilmez, sözüm eğrilmez, emânettir vicdanım,
Ne zillete değiştim izzetimi ne alkışa sattım adımı.
Bir ömürdür ahlâkın burcunda nöbet tutan irâdem,
Şerefli duruşu kuruşun önüne koydum diyen gelsin,
İşte meydan,
Bir fikir ki beynimde çakan beyaz şimşek,
Bir fikir ki ruhuma giydirilmiş dar gömlek.
Kaçsam izim sürülür, sussam içim çağırır;
Düşünce düşündükçe insanı özüne çağırır.
Bir fikir düştü içime; kor değil, koru doğuran,
Ne hüzün, ne sitemdir bu sessiz çığlık,
Kimseler bilmez, yankılanır içimde sesler.
Ufukta süzülen süslenmiş sözler,
Yüreğimden dökülen tüm kelimelerin
Sanırım, varacağı liman sendedir.
**




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!