Çocukları öldüren bir çağa isyanımdır
Nerede bir çocuk ölse yanan benim bağrımdır
Çocukların her gün öldürüldüğü bir dünyadan
İnsanlığın kör sağır olduğu bir çağdan utanıyorum.
Her gün bombalar yağıyor,
İçimde yankılanan bir hakikat var,
Dilime değince eksiliyor.
Sözcük dediğin dar bir kapı,
Ben kendimi oradan anlatamıyorum.
Düşümde konuşan kalabalıklar var,
Çekildi gök, taş kaldı üstümüzde,
Rüzgârın alnında, tükenmiş bir dua gibi
Savrulduk ey toprak, ey yürek,
Yine de kanadı kırık bir umutla yürüdük.
Külle karıştı sesimiz,
Bir şehir var, göğe yakın,
Taşında sır, sesinde yankın.
Her nefesi dua gibi,
Her adımı bir can, candan yakın.
Ey kardeşim,
Bir fikir ki beynimde çakan beyaz şimşek,
Bir fikir ki ruhuma giydirilmiş dar gömlek.
Kaçsam izim sürülür, sussam içim çağırır;
Düşünce düşündükçe insanı özüne çağırır.
Bir fikir düştü içime; kor değil, koru doğuran,
Ne hüzün, ne sitemdir bu sessiz çığlık,
Kimseler bilmez, yankılanır içimde sesler.
Ufukta süzülen süslenmiş sözler,
Yüreğimden dökülen tüm kelimelerin
Sanırım, varacağı liman sendedir.
**
Gecenin çöktüğünü görünce,
karanlığın kalbe nasıl sokulduğunu fark edeceksin.
Koyu gölge duvarı büyüyünce,
gölgede saklı ışığı fark edeceksin.
Rüzgâr birden içinden geçince,
Fecr-i sadık vaktidir,
Uyan kardeşim uyan,
Mağribin semasında doğdu, doğacak,
Garbın afakını şafak sardı, saracak
Bu karanlık gidecek,
Yurdumun üstüne, güneş doğacak
Bir sabah yürüdü çağların üstüne tekbir…
Deniz sustu, sur çözüldü,
çölde kum tanecikleri savruldu,
Karardı put, kırıldı zincir.
Göklerden bir müjde indi secdeye eğilmiş kalbe:
Anadolu’nun bağrında bir kızıllık büyür,
Gelincikler usulca rüzgârla yürür.
Toprağın alnında bahar, dua gibi;
Türkiye gülümser, bu vatan başka bir güzel.
Dağında ayrı renk, ovasında ayrı sır;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!