Bir haykırış, bir isyan, bir ses yükseliyor Mabedi Süleyman’dan
İnsanlık soykırımına, vahşetle katledilen masum çocuklara ağlamayan
Topraklarını işgal edip tecavüz edilen mazluma el uzatmayan
Zulme, zalime, katil sürüsüne dur diyemeyen;
Zulme de, zalime de ortaktır
Kirli ve kanlıdır elleri
Bu can bu ten yesir,
Gönlüm sana esir,
Sorup sual etme nedeni,
Sonsuzluk sahibinden gelir,
Mahbubam…
Gönül yapmak hüner ister, sen o hünerde Mahir,
Vefâyı ömrüne nakşetmiş, özü sözü bir Mahir.
Bir kırgınlık yakışmaz dostluk bahçesine;
Muhabbeti yeşerten, gönül ehli Mahir.
Maharet gönül almaktır; buna en güzel örnek Mahir,
Sevdiğim şehir, güzel vatan,
Doğunun incisi, benim gönül yuvam.
Şahlanır ruhum senin görkemli dağlarında,
Gönlümde yeşeren sevdanla coşarım Malatya.
Sokaklarında yürürken,
Geceyi bekledim ay doğar diye,
Seyrettim yıldızları sayarım diye,
Baka kaldım o mânâyı bulurum diye,
Bir sabah ömrüme yeni bir gün geldi.
Göğe baktım, nice sır gördüm gecede,
Yüreğimde bir türkü yanar,
Beyaz Dağ’dan iner akşam,
Şiro Çayı’nın suyunda ürperir çocukluğum.
Söğütlü Camii’nin avlusunda
bir çınar ağacı gibi beklerim,
Yıllar içimde, yıllar dışımda
I
Meşeler bilir; dağların dili sessizliktir.
Ben, toprağın kalbine yaslanmış bir çoban sessizliğiyle yürürüm.
Temmuz, sarı otlara sabrın hikâyesini yazmıştır.
Şiro, taşlarına yüzyılların suyunu işlerken,
Sürüm gölgeyi otlatır güneşin çekildiği yamaçlarda.
Güneş doğacak
Şafak sökecek
Buzlar eriyecek
Varsın zemheri uzasın
Bahar gelecek Güzel Anam!
Bahar gelecek!
Öğrenmekle açılan akıl,
düşünmekle derinleşen idrak,
kendin kalmakla korunan şahsiyet,
başkaldırmakla kırılan zincir,
eylemle anlam kazanan irade,
vicdanla arınan ruh,
Hepimiz Âdem çocuğuyuz
Bu ayrımcılık ne diye
Hepimiz Mevlanın kuluyuz
Kula kulluk ne diye
**
Hepimiz kardeşiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!