Öğrenmekle açılan akıl,
düşünmekle derinleşen idrak,
kendin kalmakla korunan şahsiyet,
başkaldırmakla kırılan zincir,
eylemle anlam kazanan irade,
vicdanla arınan ruh,
Hepimiz Âdem çocuğuyuz
Bu ayrımcılık ne diye
Hepimiz Mevlanın kuluyuz
Kula kulluk ne diye
**
Hepimiz kardeşiz
Ey “hevâ ile heveslerim”, sabırsız olma
Sabrı kalbine indirip, göğsünü, genişleten vardır
Vesveseye kapılıp, hak yolundan ayrılma
Dosdoğru yolu sana gösteren, yüce kitap vardır
**
Gönül sarayını mamur tut, hanen pak olsun
Közde saklı bir çağrı var bugün,
Toprak uyanır, yeni bir diriliş o gün.
Nevruz çiçeği süsler kadim memleketi,
Doğa uyanır uykudan, diriltir yeniden milleti.
Bir çiçek açar, müjdeler uyanışı,
Seslendi hakikatin kıyısından,
Taşa çarpan bir nehir gibi döndü sözleri onlardan.
Putlar büyüdü meydanlarda,
vicdanlar mühürlendi sonunda.
Gemiye bir avuç iman kaldı,
hakikate sağır olanlar yok oldu tufanda .
Hayat, bir anın derin kuyusudur,
Zaman, avuçtan taşan ince bir an,
“Ol” denildi mi oluverir o an,
evren boyun büker,
kaderin tüm kapıları aynı anda açılır o an.
Ve bütün can,
Odam dört duvarlıdır
Duvarı çakıl taşlıdır
Odam dört duvarlıdır
Duvarı çakıl taşlıdır
Nakarat:
Liyakatle durursun sınıfta her gün,
Edep ile parlasın özün ile sözün.
Vicdanın ışık tutsun karanlık çağa,
İmanla yoğur ruhumuzu, öğretmenim.
Geceni gündüzüne kat; işle istikbalini.
Rahmettir insana, kurtuluştur sonsuzluğa,
Zamanın sesi akar derinden içe doğru.
Dilimde dua, secde en yakın andır sultana,
Bir arınma, bir tefekkür, yöneliş yüce kitaba.
İnziva başlar içte, suskunlukta doğar hakikat,
Zaman ve mekanın esiri miyiz?
Modern dünyanın kelepçeli kölesi miyiz?
Tarihin zindanına hapsolunmuş birer mahkumu muyuz?
Özgürlükleri elinden alınmış mahkumların gardiyanı mıyız?
İnsanlıktan boşalmış yeryüzünün gamsız âdemi miyiz?
Koşmaktan takati kalmamış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!