Allahuekber dağına,
Vardı Mehmedim kara kış.
Dünyada son durağına,
Vakur sessizce bir bakış.
Aldırmadan açlığına,
Yaşamak harika dediğim günün,
El alem ne bilsin, sebebi sensin.
Gittin her dakika öldüğüm günün,
El alem ne bilsin sebebi sensin.
Dört yanı tanıdık kılıklı sarmış,
Yaren senin, hısım senin, sen benim.
Aklını çelmeye çalışan varmış,
Akıl senin, yürek senin, sen benim.
Sen bana yadmısın ki kıymetlisin illaki,
Ezelden de var idin lakin yine yenimsin.
Yüreğim avucunda gizlediğim ne varki,
Sırdaşım bana dair her şeyi bilenimsin.
Dertlerimle ezilip çile çekerken canım,
Allahın bahşettiği, doyumsuz nimetine,
Seni vesile kıldı, senle ulaşıyorum.
İkimizin yerine, ikimiz niyetine,
Sende aşkı değil aşkı sende yaşıyorum.
Deme nasıl anlatsam şu gönlümde kopanı,
Yeryüzüne gelmiş mi aşkta benim gibi dev.
Deneme başka yollar, geç çılgınlık yapanı,
Bir ispat deniyorsan sen de benim gibi sev.
Kâle almadı ki geçme çağrımı,
Nasıl derdi varsa geçti seneler.
Eski fotoğraflar katlar ağrımı,
Nasıl canavarsa biçti seneler.
Yolda ne bulduysa kattı ardına,
Tanımazsa korkuyu korkmaz insan elbette,
Tanıştım, taşıyorum; seninle de sensiz de.
Sen öncesinde yoktu gece gündüz nöbette,
Şimdi kriz yaşıyorum, seninle de sensiz de.
Nereye getirdin sen, nerde bu gönül bağım,
Nerde, nasıl başlar ise başlasın,
Keyfimden eriyip yayılıyorum.
Tatlı dilli bal dudaklı başkasın,
Senin sohbetine bayılıyorum.
Sözcükler süzülür bir şelaleden,
El ele değil de uzaklardayken,
Öylesine benle bir bedensin ki.
Ruhumuz kefede bir ayardayken,
Sıra dışı sen o kadar bensin ki.
Telepati tarif etmez olanı,




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık