Ne diye döndün arkanı,
Yurdun neyinden usandın.
Pire yüzünden yorganı,
Yakmaya benzer mi sandın.
Olmazlar yordu ya seni bir süre,
Ondan böyle sözler edersin işte.
Gitmeyi kafana, koydun bir kere,
Gördüm sende onu gidersin işte.
Yarala bir daha, sanki yaram az,
Karanlık gecede şaşkın arkanda,
Bırakıp öylece yittin yit gülüm.
Selamı sabahı kesip bir anda,
Ardına bakmadan gittin git gülüm.
Dinlemedin oysa dedim dur dinle,
Gitmek için yola çıkmıştım oysa,
Biliyordum ne kadar beklemişti.
İnanmazdı olanları kim duysa,
Gidemedim, gittim çekip gitmişti.
Geç kalmıştım, gördüm yorgun bir halde,
Bitti dediğin dildedir,
Ne yürek ne serde değil.
Dönüp baktım ne haldedir,
Bıraktığım yerde değil.
Su misali sessiz akmış,
Sonrası kolay değil hergünü ayrı zorsa,
Mutluluk yasaklıymış gittiğinde anlarsın.
Alır götürür kimi, güzel olan ne varsa,
Varlığında saklıymış, gittiginde anlarsın.
Olacak oluyorken, sürüyorken bir hayat,
Ne oldu ne vardı bu kadar küstü,
Buz kesip titretti yağmurda kadın.
Neden sorun oldu bu akşam üstü,
Bildirmeden gitti yağmurda kadın.
Tanıdığım günden beri bu inat,
İlk kez karşılaştım böyle vedayla,
Yazık ki gerçekten etti yar bugün.
Vakti yokmuş koşar adım edayla,
Ardına bakmadan gitti yar bugün.
Yolum uzak vaktim de az dediydi,
Uzaklarda dargınlığın,
Sessizce kendini aştı.
İçten içe kırgınlığın,
Senden semaya ulaştı.
Gökyüzüne bakmam yeter,
Sana kaç kez dedim, sana düşen bu,
Sensin olmaz diyen gönlüm kabul et.
Ömürlük dediğin, mor menekşen bu,
Soldu solmaz diyen gönlüm kabul et.
Durma kalk kendini, yerden yere çal,




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık