Anla seni herkesten fazla sevdim,
Anla bunu kimseden duyamazsın.
Kabul seni kaprisle, nazla sevdim,
Yine de sen beni, yok sayamazsın.
Kim dedi ömrümü, kalbine celb'et,
Sallayıp kökünden yıkacağını,
Bilemedim işte o gün bakınca.
Gönlümü bu denli yakacağını,
Bilemezdim asla yola çıkınca.
İçimde tarifsiz çok sancı saklı,
Gerisi yok istikamet önedir,
Zaman durur insan içinde yürür.
Doğumdan ölüme tek bir yönedir,
Her nefeste erir sınırlı ömür...
Yolcu belli yol ne kadar, belirsiz,
Gözler mıhlanmış halde umut dolu beklenir,
En olmadık zamanda çare gütmektir yollar.
Bazen boştur neylersin, boş yere pineklenir,
Sadece gelmek değil bazen gitmektir yollar.
Bir çıkar burdan deyip, bel bağlanır bin kere.
Biraz engebeli yolun sonunda,
Kendini çıkmaza vuranın gitti.
Üzülme; boşuna senin yolunda,
Bir engelmiş gibi duranın gitti.
Belki "sessizliği" tercih edişin,
Sohbetini gülüşünü,
Gidişini, dönüşünü,
Hayallerini, düşünü,
Her şeyini sevmişti adam...
Konuşunca susardı,
Bal damlardı dudaklarından.
Yüreğim hiç bana, şikayet etme,
Sen kendi yüzünden çektiklerini.
Onca dedim bana bedel ödetme,
Geçtin bir dünya tüy diktiklerini.
Bir türlü yolundan edememiştim,
Bilinesi şey değil, bende olduğun yerin,
Ondan n'olur al dedi, yüreğine çok beni.
Bilinmesin mümkünse sakla iyice derin,
Kimselere gösterme yüreğine sok beni.
Dedi; gözümde yüzün ıraksın aklım firar,
Yazarken onsekizmartbindokuzyüzonbeşi,
Tarihe düşmüş büyük tarih bu sefer sensin,
Böyle kaydetti dünya, çünkü yoktur bir eşin,
Topçunun denizciyi dövdüğü zafer sensin.
Gören dedi nedir hali,
Hele benim halime bak.
Fırlattı bardak misali,
Kırdı beni zalime bak.




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık