Güzelliğe yoktu tahammülümüz,
Tarumar etmesek kahrediyoruz.
Herşeyin eceli mutlak ölümüz,
Doğaya saldırıp katlediyoruz.
Yağmur gibi yağdı sıkıntı bugün,
Sırılsıklam keder boyandım işte.
Yerle bir enkazım, yıkıntı bugün,
Olmadı bu kadar dayandım işte.
Edip durdum daim, derde talimi,
Bende yerin nedir bilme; sen bile,
Çok fena saklısın budur cevabım.
Asla vazgeçemem bilmesen bile,
İster günahım ol, ister sevabım.
Karanlık kuyudan koparıp çektin,
Som sevgiye ev sahibi yürekli,
Doğruyu tutarsın yalan kovarsın.
Tencereye kapak kadar gerekli,
Açıklar kaparsın, iyi ki varsın.
Yıllar gösterdi ki yarensin cansın,
Yüreğim yürütmez; ayaklarımı,
Hüzüne yenildi düşen dizlerim.
Toprağa geçirdim tırnaklarımı,
Çektiğimi söyler düşen izlerim.
Dün fena talandı yarın yalandı,
Tamam nedir sorun, sor yoldaşına,
Çözülemez şeyse kabul et gönlüm.
Yanlış yapmadıysan sen yoldaşına,
Yolun sonu neyse kabul et gönlüm.
Dur deme mademki gitmek istemiş,
Kaç defa dönmeye, karar vermiştim,
Kaç defa vazgeçtim tekrar sürüldüm.
Kaç defa ben böyle bir gül dermiştim,
Kaç defa bu yolda, bu kadar güldüm.
Kaç defa kaldım ben, bu dem arafta,
Bir önemi yoktu farksız duraktı,
Başka yakınlaştık Cevizlibağ'la,
Yar bir akşam üstü tarih bıraktı,
En baştan tanıştık Cevizlibağ'la.
Bir deli kız türküsünü,
Söylüyorum çal diyorsun.
Bu türkünün öyküsünü,
Ara bende bul diyorsun.
Bu hasretten bıkmıyorsa,
Herşeyi dinleyip bilip dertetme,
Olana bitene karışma kafam.
Dediklerim olsun diye diretme,
Kalana gidene karışma kafam.
Bırak bazı şeyler öylece kalsın,




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık