Yüzüme çarpan rüzgâr
içimde yıkılan şehirlerin haberini taşıyor
adımlarım
karanlığa değil
kendi tükenişime vuruyor gece boyunca
Ne yazsam seni anlatmıyor,
ne söylesem içimde tamamlanmıyor gece.
Bir kırgın yağmur gibi düşüyor içime
akıp giden yıllar…
Gençliğim savrulmuş bir yaprak şimdi,
Yağmur yagmadan kar dusmeden gel gunesli vakitte gel, gunes bedenine islesin umudun bitmeden, yüreğin sogumadan kimseye gorunmeden ,kimseye danismadan icin için yanmadan gel ruhun bedenime karissin gönlüm senle birlessin kan olmadan , gözyaşi akitmadan gel gel haaaa kapım evim ve şiirlerim sana hep açıktır biz siz olmadan gel yüreğinin acısı dinmeden gel toprağın güneşe suyun çiçeğe hasreti gibi gel.
Gitme yüreğim,
bir çırpınışta gitme,
Öksüz kalıyorum,
sensiz kalıyorum.
Gitme…
Sağanak yağmura teslim oldum,
şimşek çaktı, gök inledi.
Adeta sular seller aktı,
bir baktım… sokakta kimseler yoktu.
Gök gürledi içimde…
Çocuklar kaçıştı korkuyla,
Kuşlar uçuyor semada,
güneş usulca vuruyor yüzüne.
Bir bahar gibi geçiyorsun içimden,
dokunsam kaybolacaksın sanki.
Hangi ağacın gölgesinde
Burcu gibi gel bana,
Dağların ardını yaran bir rüzgâr gibi,
Sessizliğimi bozan kadim bir ezgi gibi yaklaş.
Nergis gibi koklayayım seni,
Toprağın bağrından yükselen bahar gibi,
İçime işleyen o ilk umut gibi.
Ey gönül…
Neredesin, bilmem nerelerdesin—
içimde yanan bir türkü gibisin,
adı var, sesi var…
ama sana dokunamıyorum.
Masasında devlet, cebinde suskunluk
Kalemi keskin ama yüreği yorgunluk
Rakamlar dizilir önünde asker gibi
Ama vicdan yoksa, hepsi bir eksik gibi
Bir mühür vurur — kader değişir
Bir imza atar — hayat eğilir
Dışarda gürül gürül akan sesler…
İçimde yarım kalmış bir hikâye…
Hangi şiirde bulacağım seni?
Hangi sözde bulacağım seni?
Kaç kış, kaç sürgün yemiş bu kalbim…
Ne yüreksiz, ne açan güle damarda kan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!