Vakit akşam olunca,
Başlar sancısı duyulmayan seslenişlerimin
Bir kalp kadar uzaktan haykırsam
Biriktirdiğim özlemleri
Duyar mısın bu defa duyulmamışlara inat
Yoksa karanlıkta mı yankılanır sesim
İşveli yârin göbeği
Titretti mi yıkar evi döşeği
Sallarsa baseni dertlerim uçar
Yıkılır odanın kapısı, eşiği
Nazlıdır aşkın böceği
Derdini, tasasını süzüp hayatın
Demleyeceksin ömrünü
Arıtıp anılarını,
Bakacaksın biriktirdiklerine
Göreceksin yılların tortusunu
Ve anlayacaksın
Tutsak olduk hasretin pençesinde yad diyarlara
Çektiğimiz hasrete aldırma sevdiğim
Ayağım prangada, iki elim kanda da olsa
Belki bugün değil ama elbet geleceğim
Dağlara ram etse güneş, hiç doğmasa da
Doldur saki içelim hicranımıza
Kaderin yüklediği efkarımıza
Talihin saymadığı hatırımıza
Ağlayıpta içelim koy yavaş yavaş
Öleceğim belki
Ve sen göz yaşı sanacaksın
Yağan yağmuru
Oysa o her zaman ki yağmur
Varlığımı bilmediği gibi
Yokluğumu da hissetmeyecek
Şarkılar söylemek neşe değil
Hüzün verir bir vakit
Anlamını kaybeder en güzel sözlerde
Yitirmek bulmanın habercisiyken
Haber gelmez olur yitirilenlerden de
Hep çiçek açmaz dalların
Her bahar gibi solar yüzünde
Kadife gibi pul-pul dökülür
Bir mumun alevi gibi biter güzelliğinde
Çok mu istedim sanıyorsunuz
Her yalnız kaldığımda
Kadehlere sarılmayı
Çok mu istedim sanıyorsunuz
Her kadehe sarıldığımda
Yalnız olmayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!