Kimileri vardır yalnızlığa mecburdur
Güneş gibi ay gibi
Kimileride masumdur yalnızlığında
Kayan yıldızlar gibi
Ayın on beşini bekleyen,
Memur gözüyle gördüm güzelliğini
On dördü akşamı.
On altıncı gün hüsranıydı elini bırakışım
Attığım aşk tohumudur kalbine
Bilmem kaç günde tomurcuklanır
Ve hangi mevsim döker son yaprağını
Zamansızdı gidişin, sonbahara rastladı
Dışarıda sararırken Eylül
İçimde sen, çoktan dökmüştün yapraklarını
O gün anladım
Deli yağmurlarla geldi sızısı hoşçakalmanın
Anlatabilsem gözlerini, gözlerin neye yarar
Tutmasam ellerini, ellerin neye yarar
Düşünmeseydin beni, mutluluk neye yarar
Sevmeseydim seni bu yürek neye yarar
Her dakikasına bir ümit bağladım özlemin
Özlenmek olmasa, özlemek neye yarar
Her atışında seni andım kalbimin
Seni seviyor olmasa bu yürek neye yarar
Söndür bu canımı Azrail’e bırakma
Çok ağladım, bundan böyle ağlatma
Bir hataya değerimi eksiltme
Yumdum gözlerimi ölümden beter
Seyreldi günlerim, soldu güllerim
Dile zehir değmiş ya söz olursa
Umuda kırağı düşmüş ya soldurursa
Yar tutmayıp sözünü ya unutursa
Kime varalım hekim, nerde ilacı
Senden önce kelimelerim vardı
Zavallı kelimeler
Dolu doluydular da
Anlatacak bir şeyleri yoktu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!