Ben de eller gibi mutlu olurdum
Gönlüm de yaşıma uysaydı eğer
Onu avutacak bir yâr bulurdum
Yaşım da başıma uysaydı eğer
Sensizde mesuttum her şeyim azdı
Gidelim
*
Gönül; gel seninle başka birinin
Bilmediği bir yer varsa gidelim
Ve yalnızca sevgi çiçeklerinin
Solmadığı bir yer varsa gidelim
Dizde derman gözlerimin feri sen
Dört kişi var unutamam: biri sen
Ve karşımda salınarak yürüsen
Sonrasında ölüm olsa gam değil
Güneş doğmaz oldu gönül dağımda
Saydın mı hiç günleri! Nasıl geçti bana sor
Ne yaptıysam olmadı inan sensiz olmuyor
Yarım olan almıyor boşlar ise dolmuyor
……….Ömrümüzün son demi belki günler son artık
……….Gururunu yen de gel… Ne olursun dön artık
*
Ağrı, sancılar başlar yaşarsın da tekdüze
Damarların tıkanır…! Katarakt iner göze
Kolesterol yükselir şeker çıkar beş yüze
..........Tatlıyı tadamazsın! Yeşillikler demetle
……...Elli beşinden sonra günün geçer diyetle
Sen yaşarken mutluluğu baharı
İçimdeki karakışlar boşaymış
Hiç kalkmadı deli gönlümün karı
Yolunda döktüğüm yaşlar boşaymış
*
Kopamadım inan geçmişten dünden
Seni hiç unutmadım! Aklımdasın an be an
Bu hasretim diner mi sensiz mahşere kadar
Tek bir çare olmadı çok şey götürdü zaman
Şimdi bana hep düşman! Duvardaki aynalar
Neler hayal etmiştim: çıkıp da geleceksin…
Kim ne derse desin kulağın asma
Ayrılsak da selam sabahı kesme
Kapı kitli değil zile de basma
Beklerim yâr eğer yolun düşerse
Belki sığmaz dersin akla şuura
Yüreğimde tipi var… Hayallerim sağanak
Sanki ıssız dağlarda bir kışa tutulmuşum
Hasretin açık deniz umutlarım sığınak
O efsunlu gözlerde bakışa tutulmuşum
Bir gün neyzen elinde ağlayan dertli ney’im
Açıkça söylemek-yazmak, farz oldu
Kim ne derse desin, bu bir kin değil
Çarşaf moda oldu, türban tarz oldu
Haşa bu din; Kuran’daki din değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!