Gizlediğim tüm sözcüklerde,
Ya da herhangi bir yeryüzü kırıntısındaydı, kimyevi belirtilerim
Sessiz sedasız çığlıkları dinliyordum,
Ya da benden habersiz süregelen tüm yaşam kıvılcımları,
Ardımda tek bir nida gibi duyuluyordu.
Mahalle aralarında cadde kenarları arsalarda oyun oynayan çocuklardık,
Ya da sessizce yitip giden gençlikler kadar masum...
Anlamsız kavgalarla saklambaçlarda duvar diplerinde gülümserdik
Çünkü sevmek nedir bilirdik vesselam
Ah,
Zamansız kaybettik kendimizi telaşlarla
Ah bıraksa beni gölgeler,
Üzerlerine yağmur damlaları değmiş kaldırım taşları,
Sessiz sedasız soba dumanını içine çeken sonbahar kimliğinden sıyrılıp kışta kimlik bulan güz rüzgârları,
Belki de sırf bu yüzden dokunuşlarım manasını yitiriyor.
Veya gözyaşlarım sahipsiz bir çaresizlikten çıkıyor öyle kederli
Yazılan tüm kitapların satır aralarında gizlenen tüm gizlerin ötesinde
Gitmekten de fazlası,
Ya da kalmak belki de acizliktir kim bilir?
Yalnızlık kırıntısıdır aslında tüm gözyaşları
Gözlerde birikir kederli kelimeler...
Gitmekten de fazlası,
Eh sen de karartılı hayatına bahar getir,
Unut noktalı virgüllü serüvenleri
Ne de olsa kayıpların kaldı ellerinin arasında,
Ve vedalar bırakmaz peşini
Kayıplar,
Vedasına yandığım kayıplar
Gülmek için ağlamanın gereği kadar hayıflanma
Ya da birtakım saçmalıkların sonrasında biriken umut kırıntıları
Heceler biriktiren anlamsız parodiler,
Ve uzakta kalan düş kırıklıkları…
Aslında minik hayallerimiz vardı bizim
Sokak aralarında
"Büyük" olurduk oyunlarımızda
Sade ve niyetsiz birkaç eylemin arkasında
Tatlı kaçamaklarımız olurdu.
Gülerdik.
Boğulmaktan kurtulurken
Sırası geldi
Bir anda güldü
Bıraktı kendini bir hayat karmaşasına
Gerçekten çıkan bir mistik hava eşliğinde
Eşi bulunmaz bir ağız oynatma mahareti
Çaresizce akıntıya sürüklenen kaybolmuş
Ve depresifti zaman...
Belki de en umarsız savaşlardaydı kimyevi düşleri adamın
Ve daha da beter bir kumpasa düşüyordu
Serseri rüzgarlar isabet buluyordu teninde kadının
Şimdiden beyaz elbisesiyle yolculuğunu henüz tamamlamış bir arabanın buğulu camındaydı yaşlı gözleri,
Maalesef adı duyulur oldu
"Ölüm" denilen yok edici sonun...
Şimdi bahara kim inanır?
27.07.2015-ankara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!