Bir adam
Sancısı büyük
Karanlıklarla boğuşuyor
Bir adam
Hatası büyük
Kaygılarla dolu
Sanadır,
Sessiz kayıplarım var ceplerimde
Ellerimde nasırlaşmış yalnızlık tortuları
Ve zamansız gidişlerin...
Sanadır,
Gün doğumlarına çeyrek kala değişir her şey
Her satırda bir sersemlik gizli
Satır aralarında farklı anlamlar
Belki de son kelimeler
Her gün yeniden yaşam mücadelesi var
Ne gönlüme söz geçirebiliyorum
Ne yazmaktan alıkoyabiliyorum kendimi
Yalnızlıkla yoğrulan ömrüm
Kayıp gidiyor ellerimin arasından...
Yalnızca ses kaldı,
Vakitsiz gelen...
Nefesim azalırken
Bahar gelir dağlarına gönlümün
Hani kaybetmekse bu bahar
Bıraksa kalıntılarımı mevsim düşleri
Yalnızca sesi duyulur
Göklerdeki nidanın...
Beni kendi sessizliğinde boğmasaydın keşke,
Baksana, ezan okunuyor.
Vakitlerin de ötesinde gizlenen tüm sırlara vekâleten,
Sessiz kaybedişlerimin rızası okunuyor
Acıma, masmavi hayallerimin gidişatına,
Duyulur aynı ses aynı gönül nidası
Her yer karanlık aksine
Ne zaman gölge düşer gölgesizlik özlemine
Aynı kapılar açılır her zaman
Bambaşka duygu bambaşka anlam şimdi
Aksine dönüyor dünya
Ya ben ya karartı duvardaki gölge
Aynı saatlerde içerdeki gülüşmeler
Bir devrin kapanışı
Gece yazma arzusu
Ya da belli bir strateji oyunu
Nedensiz anlamsız konuşmalar saklı bir hatıra defteri
İnsan kendini gizlemiş ölüm zırhına
Sadece görünenle yetiniyor.
Belki ölüm bile isyan ediyordur,
Oysa ölü bedenler en aşikar olanlardır.
Sen bahar olsan,
Ben sana uygun trajedi
Gülsek,
Ağlasak,
Konuşmamız yarım kalsa
Ya da yeniden baştan alsak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!