Hiç bir sayı yakmaz içimi,
On altıdan başka...
Vesaire bir akşam üstü iner gökten bir nur;
Ve vakti gelene bir selam verir.
Dağın başındaki feryat kalmaz ülkemde,
Çünkü herkes insanlık denkleminin dışında kalır çoğu zaman...
Ölüler kadar insan değildir, kalanlar
Vaktinde uzaklaşır, kalanlar insanlıktan.
Yoksa aidiyet yoksunu mudur insan?
Ölüler ölürken nefessiz anlarında…
07.09.2015-ankara
Anne,
Ölü değilim ben.
Sadece göğsümde var bir kahpe kurşun,
O bile acıtmaz canımı.
Ölü deme, şahit ol şehadetime,
Şahit ol ki, görsün kalanlar;
Kendiliğinden oluyor her şey,
Mesela yalnızlık geliyor bazen
Aniden...
Buğday tenli kadınların gördüğü rüyalar gerçek oluyor,
Mesela erkeklerin omuzlarındaki kiri pası görmeden yaşıyor çoğu
Yazdıklarım sana yazamadıklarımın önsözü
Hangi kelimeyi kullansam boş
Yalvarmanın bile asaleti olsun isterim
Ama sana yalvarmak başka duygu
Kaybolmak isterim gözlerinde
Önsözündeki kelimelerle
Layık olmadığım söylenemez
Yoksa aşk bana bu kadar uzak olmazdı
Bilmem ne kadar vakit kalır kayıplara
Şarkılar yalnızca tekerrürden ibaret...
30 KASIM 2015/doğubayazıt
Herkesin içinde derin bir yara vardı.
Herkes herkesi daha mutlu sanıyordu.
Herkese farklı bir herkes görünüyordu
Umutlu olan herkes değildi.
O herkes ne yazık ki acıların beşiğiydi.
Karanlıktı tüm yollar.
ne ölü bir vücut var ötede
ne de ayrı bir yol üstü lokantası
farklı bir çağrışım yapmıyor artık şarkılar
ya da ben beklerken korkumu yitirmişim
ne ölü bir vücut var ötede
Herhangi bir kayıp değildir pek tabi
Yalnızca üç beş satırın gazabıdır
Yoksa hüzzam kadar mümkün olurdu
Kelimeler aşkı şartlı sevabıdır
Ne elem ne hüsran yoramaz kalbi
Bir sınır var ötede
Dikenli telli
İlerisinde asker süngüsü
Tepesinde şahinler gizli
Kahramanlık adı altında
Bir işkence gizli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!