Sessizce,
Eridim,
Ses tonum,
O zaten hiç iyi olmadı.
Karanlıktı...
Kışkırtıcı bir güzelliğin ortasında,
Grilik yok artık şehrimde;
Ki ne zaman şehir görsem,
Hep gri hep flu...
Grilik yok artık şehrimde,
Maviye çalar rengim;
Yeşilin garantisinde...
Mevsime küskün kalan şahsa
Hattı zatında keyfi uygulamalar görünmüş
Belki neticesi olmayan bir sonsuzluk alametidir bu
Gürültüsü cızırtılı sabahsızlık içinde kaybolan zafer nidalarıyla
Ya da yalnızlık denen mel’un zat- ı şahaneleriyle…
Aşk yine kaybetmektir deseler, inanmam
Bir kahve telvesi sadeliğinde
Kaybetmektir
Kelimelerim dar boğazda
Özlüyorum geçmişimi
Bir kıvılcım bile yok belki
Yaşamak adına
Dolsun duvarlar şiirler ile
Mesela yazalım bir Nazım şiiri
Ekinoksu ikindi geçe
Kerem gibi yanalım
Ya da Tahir olsun birimiz
Birimiz de Zühre,
Gülümseyerek baksan ya bana
Belki Güneş doğar o gün...
12 AĞUSTOS 2015 ÇARŞAMBA
DOĞUBAYAZIT GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ/DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Sürgün ömürler gördüm oysa
Sen şahsiyetisin aşkın.
Bana kalan yalnızca
Birkaç sefil çaresizlik...
Ona bırakma beni,
Sen gel...
Sanki mavilikler içinden çıkagelen kahverengilikleri bekliyor,
Deniz kokusu garantisinde,
Sadelikten uzak bir keyif vaktidir şimdi,
Adına aşk diyorlarmış...
Terkler gün doğumunda başlar her zaman
Kayıpların garantisinde
Hatıraların verdiği umutsuzluğa inat...
Zaten terkler hep gün doğumunda başlar
Feryat figan durumları yaşanırken sonbaharda
Sessiz sedasız,
Ilık ılık esen bir rüzgar
Veyahut keder
Nedensiz bir saçmalama
Ben yine aynı gün doğumunda bıraktım kimliğimi
Sonrası nefessiz...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!