Bir insan nasıl ölür biliyor musun gülüm?
Toprağa girmeden de ölür bazen.
Bir sözle,
bir susuşla,
bir “artık bitti” deyişle…
Ben senin yanında öldüm.
Hem de gözlerinin içine bakarken.
Ellerini tutuyordum,
ama kalbimden hayat akıyordu.
Sen bunu görmedin.
Bir masada oturduk hayatla,
ben sana ömrümü koydum,
sen bahaneni koydun.
Ben kalbimi açtım,
sen kapıyı kapattın.
Ve sonra dedin ki:
“Böylesi daha doğru.”
Doğru muydu gerçekten?
Bir insanın kalbini kırmak
nasıl doğru olabilir?
Ben seni sevmeyi suç bildim o gün.
Sanki bütün günah benimmiş gibi
başımı eğdim.
Sanki sen hiç sevmemişsin gibi
sessizce kabullendim.
Ama bilmediğin bir şey var gülüm…
Ben o gün sadece seni kaybetmedim.
Biraz da kendimi kaybettim.
Çünkü insan
en çok sevdiği yerde kırılır.
En çok güvendiği yerde dağılır.
Ve en çok sarıldığı yerde
yalnız kalır.
Şimdi geceler benimle konuşuyor.
Duvarlar adını fısıldıyor.
Bir sigara dumanında
yüzünü görüyorum bazen.
Sonra anlıyorum…
Bazı insanlar gitmez aslında,
sadece içimizde kalır.
Ama öyle bir kalırlar ki
her gün biraz daha öldürürler insanı.
Ben seni unutmadım gülüm.
Ama affettim mi…
işte onu hâlâ bilmiyorum.
Çünkü bazı yaralar kapanmaz.
Sadece insan
acımamayı öğrenir zamanla.
Ve bir gün…
belki bir yerde karşılaşırsak
ben sana bakmayacağım bile.
Ama bil ki
o gün içimdeki mezarlıkta
senin adın yazılı bir taş
yine sessizce duruyor olacak.
Kayıt Tarihi : 19.03.2026 20:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!