İçeri girince..
Yüzüme vurur bir sıcaklık.
Perdeler çekili, koltuklar boş.
"Senmi geldin" diye bekleyenim hariç.
Merak edenim var elbet.
Saate bakmak için araladığım kapıdan.
Kala kaldı dilimde adın
Üzmezmi, sevgili?
Severmi ebedi, Severmi kadın.
Sustu sözlerim beni misali
Ucu biten kalem değil!..
Satır, satır dolan kağıt var.
Silip geçse de silgiler.
Yaşanmış hayattan tortular var.
Ne hatırlanır yazılan...
Nede unutturur silinen...
Marşa bastım bir lira gitti
Evden işe otuz dakika, ömür bitti.
Çay içtim üçüncüsü kesti.
Gaz kolunu çektim, geldiği dipti.
Dikkat kırmızı.
Davet var
Ezanla çağıran
Sela ile arayan
Musallaya bir sefer için
Secdeler var
Ne zaman yağmur yağsa.
Çatıda var senfoni.
Rüzgarlarda demli bir çay.
Islığa koşar tozlar.
Güneş açar, altında ateş pahası.
Tam burası.
Ve bir yeri bırakıp.
Bir yere taşınsam,
Unutup gün yorgunluğu ile eski eve gideceğimden korkarım.
Yollara söylenirim;
Aman götürmeyin beni geriye.
Uyuyorum
Felak, Nas… Gitmiyor kulağımdan telefonun sesi.
Birazdan kapıyı kırıp içeri girecek gibi, aranıyor alacaklılar.
İki senedir aramadığım amcam geliyor aklıma, rahmetli.
Ne zaman sıkışsam, sıkıştığı yerden himmet ederdi.
Şimdi yok yüzüm; bir Fatiha gönül alsın.
Yara gördüm yara, yara içinde.
Gördüm seni, gördüm
Yara içinde.
Bulundum.
Yarın bayram ismail.
Af var göklerden.
Babanın gözyaşı var.
Merhamet var yeryüzüne.
Ulaşmak, yakınlaşmak var.
Sana kalanlardan ziyade.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!