Sen miydin?
Fındık bahçelerinde tütünü bırakıp,
Vergiye bağlanmış sigaraya dönen!.
Bir gittin, daha dönmedin ?
Haraca bağladı istanbul, kirasıyla,, faturasıyla.
Oysa çividen dudağı kararmıştı.
Toz ışığı nasıl süsledi.
Hayatımın kiri.
Ufalanır ellerinde.
Suda bir serinlik var.
Hıçkırığını kesen.
Söz var.
Ömür üstüste binmiş binlerce gölge.
Söyleyip sözünü şimdi gitsen.
Yada saklayıp son güne...
Yani şimdi de gitsen,
Sonra da gitsen ne fark edecek.
Bana kalacak bir acıdan başka ne olacak.
ÜSKÜDARDAN BİR MIRILTIı
Asyadan uzun düşler kıyılara,
Avrupa çoktan çıkmış hayalden.
Denize düşer gün batımı
Yine elimde bir sigara
Jöse ve ben.
Merdiven altındaki gölgeleri didiklerken.
Farelerin pembe kuyruklarından çizilen sözleri.
Mağara terbiyesi ile tiftikledik.
Atkısı ayrılık, ilmeği henüz sönmemiş duygulara.
Su serpip kalabalıktan, çekmesini bekledik yalancı mehtapla.
Soğuktan...
Yüzüm öyle uyuştu ki.
Ne yalın ateş.
Ne de sıcak akan su.
Isıtmaz avuçların kadar.
Vukuat var.
Biliyorum uyanacaksın.
Hemhâlden bezip gecenin üçünde.
Yastık yorgan kavurur misafirini.
Suya kanıp, göbeğini şişirecek yudumlar.
Kara göründü.
Kara göründü.
Yükselen merdivenlerinden inerek,
Bütün gözler bakışına esaret.
Kim dayanır, var mı gönüllü?
Kara çarşaflara gömülü,
Kar yağdımı İstanbul'a.
Bir alev alırdı, sarı ışıklarda taneler.
Nur topuydu, ellerimizde kürediğimiz mermi.
Yüzleri kızartan soğuğu nefesimizle buğulardık, duman gibi.
Sonra...
En çokta beni sevmeyişini sevdim.
Sevseydin; ağırlığım kalırdı üstünde.
Taşıdığım seninle sevgimi.
Üst üste bindirip, hafiflerdin.
Göz, göze bakmak kalırdı bize.
Sevseydin; konuşmamıza gerek kalmazdı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!