Ben çocukluğumu.
Sahildeki ağacın altında bıraktım.
Kumlar saniye olsa!
Bastığım yer kadardı, geçen zamanım.
Ne zaman, bir yerde uyuklasam.
Bana bir sevda borçlusun,
Kahrını aldım sebebsiz.
Bana bir gece borçlusun,
Yatağımı soğuttum sensiz....
Sen aşk değilmisin!
Kabahatim kendime dargınlığım,
Suçum sana karşı; sürüklemek seni kendimle.
Biliyorum, "haberim yoktu" diyeceksin.
Hiç sormadın ki!
Anlamamı beklerken seni, nasıl anlatırdım?
Kapısı kırık ve kilitli değildi.
Katılıp gülmekten,
Katlanmış karın hizasında, kasıldığı yerden, keten gömleği kat kat.
Kapı aralanınca, kaşlarını kaldırdı bana.
Kaldık mı karşında koşulsuz, kifayetsiz bir kaygıyla?
Nedensiz kahkahan karşısında.
Uyusun sahil.
Ayak izlerinden geçilmez kumlarda.
Ay kimsenin derdinde değilken şimdi.
Karanlıkta göremezsin suyun derinliğini.
Bırak gel git ile kalsın.
İçinde var binlerce bilmece.
Vurda kırılsın.
Avucuna sığmaz
Parmakların dayanmaz
Alsan eline ikili.
Sıksan, biri savurur bir diğerini.
Söylenme o kadar.
Beni bilen..
Bilmem beni SEN'den.
Düşer başım önüme.
Nasıl gizlensem.
Esma'nla herşeyde SEN.
Şu dişim çekilse.
Kurtulsam şu ağrıdan.
Soğukmu diye düşünmeden tüketse beni.
Sensizlik gibi.
Baktığım, gördüğüm neyse şu sıcakta...
Kara gecelere kafa tutar hasretin.
Bilmem neden hâlâ sever seni şu kalbim.
İstemez yaşasın ömrüm seninle.
Boyun eğer herşey sen olan şu gönlüme.
Deliler gördüm
Deliler...
Parmaklarında sevgi tutuşturan
Bir ağaçtan bir ağaca kovalayan gözlerde.
Kaldırma sızan uykusunu taşıyordu saçları taralı kadın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!