Aralardan,
Derelerden,
Dar yerlerden.
Öyle bir derinden.
Ne olduğunu bilmeden.
Daha önce sevilmeden.
Pişman olur mu duvarlardan dönen ses kulaklarında?
Şaşkınlığı yitirip alem sıkışır mı yumruklarım da?
Gözler yaşlı vücut kadar, tenler ıslanmış güneşle.
Hırsımdan.
Döksem görülmeyen yıldızları bulutların ardından.
Düşermi saçlarına "annelerin"
Bir çocuk konuşmuyor diye, özleyemez mi?
Satırları, sıraları, ezberlediği vakitleri.
Perdeyi çektin.
Örtüyü çektin...
Fişi de çektin.
Ayakkabını da arkasından çektin!...
Anahtarı da yerinden çektin.
Bavulu da çektin.
Kalabalık düşüncelerim dipsiz.
Bir yanım buruk bir boşlukta, göçük...
Ve bu renkli duvarlar,.. geçtiğim yollar.
Çocukluğumdan hiçbir şey hatırlatmıyor bana.
Derde cihan oldum
Cihan sende, vuslat sende.
Dermana ferman dilimde.
Yolun olsa, götürse beni de.
Yalın ayakta olsa, sürünsemde.
Gelsem karşı noktana, edeple.
Ne Bahreyn’de
Ne Serdivan
Ne de Avrupa yakasında kaldı hasretlik...
Baget kırıntılarına uçuşur güvercinler.
Selam söyleme sıladan —
Ne kuşlar anlar
Tekme tokat dalmak istiyorum.
Maviliklere, mavi giyenlerden ötede.
Az daha ötede.
Tekneden ileride.
Kör bir koyda.
Bizim derelerden uzakta.
Bir hanede doğduk.
Bir mahallede büyüdük.
Bir şehirde yaşadık ve yaşlandık.
Ve birileri yüzünden küstük koca dünyaya....
Yedi kıta, bir o kadar deniz.
Sesimizden, resminiz den..
Kör kuyuya düştüm kasten.
İçimdeki acıya mı hamd etsem.
Yamulur gibi kurulu düşe tersten.
İple gerdiğim boğazımda sözsen.
Boğul suya kalsın hikmetin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!