Binlerce iğne batar, kan içinde gönül gergefi
İnceden inceye döşenmiş raylar, hasret motifi
Ta Bezm-i elestte yazılmış bize bu çileli yol
Katar katar mechule taşır, gurbet lokomotifi…
Görmek için kalp varken göze minnet etme
Aşk için mevla kafi Leyla’ya boyun bükme
Mavi gökyüzü senindir kanada ne gerek
Uçmak için can! üç beş tüye tenezzül etme…
Ey kalbim…
Hiçte şaşmaz ne eksik ne fazla tam karar
Gam çekme aşk terazisi hakkıyla tartar
Bazen bassa da hicrandan yana kefesi
Dengeler bir gülüşüyle o gül yüzlü yar
Can…
Yine süzülür yine uçarız
Tutsun hele kırık kanadımız
Viranede saltanat istemem
Baykuş değil ki bizim adımız....
Misk-ü reyhanlar saçar, ismin cihana,
Yumuşatır katı kalpleri baştanbaşa,
Öfkem küfredir, Taif’te atılan taşa,
Efendim! Nur ayağında nalın olayım.
Dokunuşun iltifattır, şeyda bülbüle,
Bir umut gelmişti şehre sessizce
Başını sokacak bir dam buldu ilk önce
Bir oda bir mutfak
Dayadı döşedi kendince
Ayakları üzerinde durmalıydı
Herkes ister lakin zenginlik nasip işi
Bir torba altın gafilin her gece düşü
Paraya pula tamah etmeyenler bilir
Mecnun için servet Leyla’nın bir gülüşü...
Herkes ister lakin zenginlik nasip işi
Bir torba altın gafilin her gece düşü
Paraya pula tamah etmeyenler bilir
Mecnun için servet Leyla’nın bir gülüşü...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!