Herdem sükût …!
AŞK bağırıp çağırmakla olsaydı,
Merkebi kafese koyar, şeyda bülbülü ahıra bağlarlardı.
Ey rüzgâr…
Önüne kat, maziye dair ne varsa sil süpür
İsrafil'e koyma bir an evvel suru sen üfür
Önce harami sonra dost yağmaladı gönlümü
Bana kalan bir akılsız baş dilde üç beş küfür......
Ey kalbim!
Tadın yok bu aralar sendelersin
Gamı kederi üst üste destelersin
Bilirim ne desem söz dinlemez
Yine ayrılık şarkıları bestelersin…
Lügattan çıkarınca aşkı
Hiçbir şey kalmadı geriye
Her şey boş geliyor şimdi
Dönüp bakınca geriye
Ey can!
Gayrı kurtul beden yükünden
Gülistanı harabat eyledi bu zamansız veda
Dilin kemiği olsaydı da diyemeseydin Elveda.........
Kapısını çalana,şeker şerbet sunan yâr,
Bizede; bir tebessüm ikram etmez mi ola..
Nice çağlayanlar barınır göz yaşımda
Çöller gülistana döner, her bakışında,
Adın Ab-ı hayattır, yanan dudağımda,
Yâr yüreğim kerbeladır, senden sonra…
Bir kış günüydü,
Maziye sünger çekişim
Karda tipide dondu hayallerim
Ve sen bir daha doğmadın
Buzlar ülkesine……….
Ey can...
Gece gündüz her dem neden düşürmez zannettin
Dilinden Allah elinden tesbihi zahidin
Bahçıvan ol! Toprağın altını gülşen eyle
Yoksa kurtarmaz seni altın olsa lahidin…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!