Gözlerimde,
Küflenmiş gülüşün durur, kalbimde aşk-ı kadim
Açma eski defteri bilirim, AŞK’ı hatmettim.........
Ey sevgili..!
Gülşen de solmayan gül var mı sende fanisin
AŞK ile yüzüne bakmasam herkes gibisin.......
Belli olur denize kavuşacak nehrin akışı
Herkesten farklıdır aşığın sevgiliye bakışı....
Aşk yoluna baş koy, İsmail’ce ey can
Neye yarar, yâr için dökülmeyen kan…
Ömrün hesabı tutulmaz ki yârin bağında
Aşk ölmez o âşıklar ölmez Ferhat dağında
Öyle bir yer ki gece olmaz zira güneş batmaz
Elemden eser yok dört mevsim çiçekler solmaz
Konserve, iki dilim ekmek, budur kumanya
Mehtaplı gecelerde, siz içerken şampanya
Dağda şerefiniz için bastılar mayına
Nerdeydiniz ha sökülürken otuz bin fidan
Can verirken canlar perde indi gözümüze
Ey yar! Gözlerin çağırır
Varlıktan yokluğa dökülür zaman
Girdabında kâğıttan gemiler batar
Bir bir karaya vurur firari kelimeler...
Ey yâr
İçimdeki rüzgâr ayırt etmez dost düşman
İyi tutun esmeye başladığım zaman…
Üvey anneden farkı yoktur gecelerin
Güneş batıp gün sırtını dönünce
görürsün gerçek yüzünü
o an derinden hissedersin öksüzlüğünü
Ey can
Aşkta ben diye bir şey yok ne varsa onca
Yâr dedikçe açar yüreğindeki gonca…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!