Beni onlar anlayacak sandım, oysa kör bir kuyuda,
Yalnızca senin duyman için sustum, bekledim boyu.
Sen baktın öylece, gözlerin yabancı bir uykuda,
Göremedin sessizliğimin altındaki o buzdan orduyu.
Aklımdan çıkmıyorsun dedim, ötesi zaten hüsran,
Başka türlüsünü anlatmaya yetmiyor artık mecalim.
Kelimelerim heybetli değildi belki sana sarılırken,
Ama ruhunu yerinden oynatacak kadar derindi halim.
Seni tanımadan önce kördüm baharın renklerine,
Ağaçların çiçek açtığını, yaprağın yeşilini bilmezdim.
Şimdi her acı satırın altını çizip, gömerek gecelerime,
Sırf senin için güzel şarkılar, rüyalar biriktirirdim.
Bazen küçücük bir sevinç düşerdi ya çocukluğuma,
Annem gibi renkli reçeller dizerdim kalbimin rafına.
Şimdi o raflar kırık, kavanozlar darmadağın yerde;
Aşk, bir hastalıkmış, şifa diye sığındım infazıma.
Zaman mı yoktu, yürek mi yetmedi bana bakmaya?
Göz bebeklerinden girip, dünyayı seninle görmek isterdim.
Ben kendimi sana anlatamadım, bittim yana yana,
Seni yeterince anladım mı? Şimdi bunu düşünürüm...
Yine de... Gözümün önünde o güzel gelecek hayali,
Kül elenmiş ocakta bir kıvılcım arar gibi çaresizim.
Tahir gibi sevdim seni, elmanın bundan haberi yoktu,
Dünyayı doludizgin severken, dünyasız kalan biriyim.
Yoruldum seni bende, beni sende harcamaktan,
İçimde çığlıklar boğuluyor, dilimde bitkin bir elveda.
Bir çiçeği seviyorsan koparma, bırak var olsun;
Sevmek, sahip olmak değil, ölmektir onun uğruna...
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 12:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!