Hangi bilet kesilir tek kişilik bir sürgüne?
Pusulası sen olmayan gemi hangi denizde yüzer?
Kiminle oturulur o hep sustuğumuz masaya,
Söyle, senin bıraktığın boşluğa hangi kalabalık sığar?
Bir şarkı çalınsa şimdi yarım kalmışlığımıza dair,
Ben kulaklarımı tıkasam, kalbimin duymasını kim engeller?
En altı çizilesi satırları kime okur bu dil,
Senden gayrı hangi gözde mana bulur bu kelimeler?
Sokağın köşesini dönsem, kokun sinmiş rüzgara,
Hangi mevsime sığınsam, yollar hep sana çıkar.
Bir gülüşün vardı; hani sağır bir dünyanın en güzel sesi,
Şimdi o sesi taklit etmeye kalksa, bütün enstrümanlar ağlar.
Adının harflerini ezberlettiğim bu coğrafyada,
Hangi lügat açıklar senin yokluğunun dehşetini?
Bakışın ki, bir mısrada ömür tükettiren cinstendi;
Hangi şair cesaret eder artık yazmaya o gözlerini?
Kime sarılsa bu ten, üşür kalır ayazda,
Kimin göğsünde aranır o kaybettiğim huzur?
Bu kalp seninle atmayı bir fıtrat bellemişken,
Başka bir kollar arasında nasıl ayakta durur?
Hangi aynaya baksam, karşımda yine senin izin,
Dünya üzerinde senden başka bir insan daha var mı?
Gel de bu zifiri karanlığa bir fener yak,
Öğret bana; seninle dolmuş bir ruh, başkasıyla yaşar mı?
Söyle ey yâr, öğret bu çaresiz kuluna;
Senden sonra açılan kollar, bir sığınak mı, yoksa mezar mı?
Ben ki seninle var olmuştum bu köhne dünyada,
Sen iyi bilirsin, sevdiğim varken nasıl başkasını nasıl seveceğim?
Bilmiyorum ben...
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 09:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!